Ana sayfa Köşe Yazıları BÜYÜK KAYIP

BÜYÜK KAYIP

15 ay önceydi. Büyük bir yalan ve iftira kampanyasıyla Havaiş Kooperatiflerinde mevcut yönetimler değiştirilmişti. İlk kooperatifte kasada 25-30 milyon nakit ve şantiye alanı boş olduğu için hemen apar topar ihale yapıldı (bakmayın ihale dediğime tek firma ile göstermelik bir tiyatro oynandı) ve “180.000 TL üstü dolandırıcılıktır” diyenler ile “225.000 TL üzeri kazıktır” diyenler birbirine düştü. Sonuç 323.000 + fiyat farkı ile sözleşme imzaladılar. Önceki yönetimin fiyat farkı olmadan 290.000 TL’ye yaptığı ihalede yolsuzluk olduğuna inandırılan üyeler şimdi de 323.000 TL’ye inşaatın biteceğine inanıyor. İnsanoğlu bu, inandıracak kadar güzel hikâye anlatırsanız maymuna veya ineğe bile kutsiyet atfedip onlara taptırabilirsiniz. Yeter ki güzel hikâye anlatın. 323.000’in 500.000’i geçeceğini gören Bülent Yılmaz bırakıp kaçmış yöneticiliği. Arsa maliyeti ve diğer giderlerden bahsetmiyorum bile. Hani 180.000 üzerini dolandırıcılık olarak niteleyen Bülent. Utanmadan söylediği rakamın 2 katına imza atan Bülent. Fiyat farkından dolayı rakamın 3 katına doğru gittiğini gördü ve kaçtı. Oradaki üyeler imzalanan sözleşmeyi hala görmediler. Başlarına gelenlere ses çıkarmayarak ve onların yalan propagandalarına destek vererek hak ettiler bazı şeyleri ancak yine de yazık. Maliyeti 160 milyon olan inşaatı 260 milyona yaparak oradan başarı hikayesi yazdırmak nereden bakarsanız bakın maymuna inandırmak kadar zor bence.

Yöneticisi olduğum Kıbrıs Kooperatifinde de aynı senaryo oynandı ve başarılı oldu. Ama büyük fark vardı diğer kooperatifle: Devam eden bir inşaat ve işe devam eden bir inşaat firması vardı. Bizim hakkımızda attıkları iftiraları inşaat firması hakkında da atmaya çalıştılar ancak onlar bizden daha akıllı çıktı. Bunların yalanlarına ve iftiralarına karşı biraz da bizden tecrübe ettikleri için tedbirli davrandılar.

17 Milyon Yalanı

Bıraksalar bir yıl önce ortalama 210.000 TL’ye 1+1, 330.000 TL’ye 2+1, 470.000 TL’ye 3+1 dağıtmış olacaktık. İnsanlar evlerinde oturuyor ya da kiraya veriyor olacaktı. Hakkını satmak isteyenler de hisse değil daireleri satıp güzel kar edeceklerdi. Ancak birilerinin yolsuzluk planı vardı ve sadece Kıbrıs Caddesi kendilerini tatmin etmemiş olacak ki Yayla Caddesinde de savcılığa bulundukları suç duyurusunda 2020 rakamlarıyla 17.397.911 TL (2021 yılı rakamlarıyla 20 milyonu geçiyor) eksik imalat var diye iftira atabildiler. Ardından da 63 milyona biten Yayla Caddesi için 80 milyon (17 milyon fazla) toplamaya çalıştılar. Ama dediğim gibi inşaat firması bizden tedbirli davrandı ve mahkemeden eksik işleri tespit ettirdi. Ayrıca üyelere durumu anlatarak burada 2 milyonluk iş kaldığını görüntüleriyle anlattı. Yalanları ortaya çıkanlar bu sefer “biz de biliyoruz orada 4-5 milyonluk iş var. Yayla Caddesinin şerefiyelerinden 17 milyon fazla toplayarak Kıbrıs Caddesinde harcayacağız” demeye başlamışlar. O zaman Savcıyı mı kandırmaya çalışıyorsunuz? Siz nasıl ahlaksızlarsınız? Nasıl rezillersiniz? Nasıl utanmazlarsınız?

 Yayla Caddesinde 17 milyon mu eksiklik var 3 milyon mu? Savcıyı mı kandırmaya çalışıyorsunuz yoksa ortaklarınızı mı? Her halükarda sahtekarsınız.

Genel Kurul Rezilliği

15 ay önceki genel kurulda cahil darbeciler gibi ne yapacaklarını bilmedikleri için alınması gereken hiçbir kararı almadılar. Madem anlamıyordunuz, bizim yazdığımız maddeleri oylatsaydınız? Allah’tan oylatmadınız gerçi. Yoksa on milyonlar toplayıp onu da iç etmişlerdi. Bizim kooperatifteki ortakların verilmiş sadakaları varmış. Diğerlerine göre daha az mağdurlar.

Yönetime gelir gelmez bizimle ve inşaat firması ile ilgili oluşturdukları algıyı pekiştirmek için iftiralarını artırarak sürdürdüler. Kooperatife lüks peynir alınmış, çizi alınmış, et alınmış… Bunu söyleyenlerin üyelerin paralarıyla 5 yıldızlı otellerdeki tatil sefaları da elbet bir gün çıkar ortaya. Algı operasyonu o kadar önemliydi ki genel kurullar açılmış olmasına rağmen bundan 10-11 ay önce genel kurul yapmadılar. Bakmayın siz şimdiki “genel kurul yapmak istiyoruz ancak devlet müsaade etmiyor” yalanlarına. Geçen sene Ağustos-Eylül’de niye yapmadınız, bu sene mart ayında hem de bizzat ben hatırlatmama rağmen niye genel kuruldan kaçtınız? Şimdi bu mağduriyetin sorumlusu kim olacak? Bazı safları (kötü niyetlileri kastetmiyorum, onların amacı farklı zaten) “önceliği geçmişi temizlemeye verdik, inşaata devam etmek için geçmişle hesaplaşmak lazım” diye güzel kandırmışlar. Aynı anda iki işi yapmaktan aciz misiniz? Geçmişle hesaplaşmak 5 yıl sürerse 5 yıl bekleyecek miyiz? Bundan kazancımız ne kaybımız ne? diye sormak aklınıza gelmiyor mu? Bir işyerinin ortağı olduğunuzu düşünün. Müdür değişmiş ve yeni müdür sürekli eski müdür hırsızlık yapmış diyerek 15 aydır sizi oyalıyor. Sürekli para harcıyor, size haber vermeden arabanızı satıyor. Hesap sormaz mısınız? İşleri niye durdurdun, niye para kaybediyorum diye. Patron sizsiniz farkına varın yeter.

Umarım bu sefer insanlar sürü psikolojisi ile hareket etmek yerine haklarını sorgulayarak el kaldırırlar. Gerçek hırsızlardan hesap sorarlar. 17 milyonunu çalmaya çalışanlara, Kıbrıs Caddesinin inşaatı 79.5 milyon diyerek sözleşmeyi gizleyenlere (imzaladıkları sözleşmenin maliyetinin 100 milyonun üzerinde olduğunu yaşayınca hatırlarsınız beni) hesap sormak veya kazıklanmak sizin parmaklarınızın ucunda.

Kalın sağlıcakla…

BİR CEVAP BIRAK