Ana sayfa Güncel KOOPERATİFE HER AY YENİ AVUKAT!!!

KOOPERATİFE HER AY YENİ AVUKAT!!!

YETER ARTIK

Bir önceki yönetimi avukatları zengin etmekle suçlayanlara avukat dayanmıyor. Pandemi sürecinde avukat piyasasına en fazla katkıyı bizim kooperatifimiz vermiştir herhalde.

İlk önce diğer kooperatif başkanının bulduğu avukat Selim Seyman ile başladı süreç. Sonrasında bir anda Galatasaray’dan transfer ettikleri Ali Dural-Ahu Rubacı ikilisi çıktı ortaya. Sarmallar, büyük resimler, onlarca sayfalık suç duyuruları vs. nasıl paralar ödendiyse… Bizim suç örgütü olduğumuzu ispat edemeyince, suç duyurularındaki suçlamanın tamamının yalan ve asılsız olduğu ortaya çıkınca, delil tespitini yanlış mahkemede açınca vs gittiler veya gönderildiler.

Son olarak geçtiğimiz hafta Hüseyin Kaya isimli bir avukatla anlaştıklarını öğrendik. Peki bizim paralarımızla yüzbinlerce lira ödedikleri bu avukatlar kooperatife ne katkı sağladı. Ali Dural’a sadece katıldığı bir toplantı için 6.250 TL artı vergilerle 7.000 TL’den fazla para ödendiği doğru mu? Ne yapmaya çalışıyorsunuz, yazıktır, günahtır. Ortakların paralarını çarçur etmeyin bu şekilde.

Selim Seyman – Ali Dural – Ahu Rubacı ve şimdi de Hüseyin Kaya.

Daha bir yıl olmadı. Bu ne hırs. Üyeler olmazsa Allah hesabını sorar. Sırf ihtiraslarınız ve bize karşı olan kininizden dolayı saçmalamayı bırakın, üyelerin hayalleriyle oynamayın. Yeter artık.

Yazıyı fazla uzatmadan bir örnekle durumun vahametini açıklayayım:

Bu yönetimin ilk tuttuğu Avukat Selim Seyman’a göre Efeler ile imzalanan sözleşmedeki Uyuşmazlıkların Çözümü maddesine göre Afşin Yelok başkanlığındaki yönetim soyadı Pulak olan (sanırım Afşin Yelok ile izole olan Aslı Oya Pulak Hanım’ın bir yakınını) bir hakem atadı. Sonrasını getirmedi. 3 ay sonra Avukat Ahu Hanım sözleşmenin geçersiz olduğuna kanaat getirerek hakem atanamayacağını iddia etti.

Sözleşme aynı sözleşme, taraflar aynı taraflar, kooperatif yönetimi aynı yönetim (Afşin Yelok-Aslı Oya Pulak-Abdullah Bildirici-Engin Özlü-İsa Avcı). Türkiye’de hukuk sistemi de değişmedi ama bir önceki avukat zamanında geçerli olan sözleşme bir anda nasıl yok/geçersiz sayılmaya başlandı. Bakalım yeni avukatları neye karar verecek.

Bu keyfiliklerinden dolayı Ortaklar büyük bedeller ödemek zorunda kaldıklarında bu yazımı hatırlarsınız.

Yeni avukatı, bize gönderdiği ihtarnameden öğrendik. Bu ihtarnamede ne diyor peki: “Genel Kurul evraklarını bakanlık istiyor. Bizde yok sizde olacak siz verin.” Her açıdan trajikomik bir durum. Avukat Hüseyin Bey geçmişi bilmiyordur, kendisine doğru bilgi de vermemişlerdir. Ben durumu özetleyeyim:

Bunlar seçildikten sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kanuni hakkına dayanarak bazı evraklar istedi kooperatif yönetiminden. Bakanlığı sallamadılar, bakanlık da haklarında suç duyurusunda bulundu. Savcıya ilk verdikleri ifadede belgeleri bakanlığa verdiklerini iddia ettiler. Bakanlık ise istedikleri evrakları vermediklerini söyleyince tutuştular ve bu sefer genel kurul evraklarını bizden istemeye kalktılar. Kooperatife ait evraklar sizde yok ve savcılık istemese haberiniz de yok öyle mi? Hem de genel kuruldan 11 ay sonra, mahkemeden ceza alma riskiniz ortaya çıkınca fark ediyorsunuz bu durumu. Yazık… Hani divan başkanlığını izole olan eski başkan yardımcısı Aslı Oya Pulak’ın yaptığı genel kurula ait evraklar. Herhalde evrakları düzgün tutamadılar ya da kaybettiler ama savcılık olayın peşini bırakmayınca tutuştular. “Biz tayyareciyiz, anlamayız o işlerden deseydin” ya Afşin Efendi. Ama Afşin Efendi kendince uyanık çıktı, durum sarpa sarınca izole olması gerekti. Avukat Ahu Rubacı da durumun farkına varmış olacak ki o da ortadan kayboldu. İhaleyi yeni başkan Abdullah Bildirici’ye ve yeni avukat Hüseyin Kaya’ya bıraktılar. Avukat için hava hoş. Aldığı paraya bakar. Bizim ödediğimiz paralar oluyor bunlar.

Abdullah Bey, sizden randevu için haber bekliyorum hala. Gerçi siz de haklısınız, cevap veremeyeceğiniz bir sürü konu var. Çıkıp da niye kendinizi rezil edesiniz ki? Daha beni, hakkımızda atıp tuttuğunuz kooperatif telegram grubuna alacak cesaretiniz bile yokken. Benimkisi de saflık.

Bu arada öğrendiğim kadarıyla bir önceki avukata ödenen aylık ücret geçen seneki avukata ödenen ücretin 2 katından fazlaymış. Hani geçen sene ortalığı ayağa kaldırmışlardı ya. Bu avukatlara paralarımızı peşkeş çekiyorlar diye. En azından kooperatifin işlerini takip ediyordu o avukatlar sizinkiler gibi yöneticilerin ihtirasları için millete iftira atmıyorlardı.

Genel kurula az kaldı. Orada her şey ortaya çıkar. Olan da biz üyelere oldu. Zararın neresinden dönersek kardır diyerek kendimizi avutmaktan başka bir çare de kalmıyor artık. Ya da genel kurulda attıkları kazığın hesabını sorarız.

BİR CEVAP BIRAK