Ana sayfa Havayolları THY uçağı pilotaj hatası nedeniyle toprağa saplanmış

THY uçağı pilotaj hatası nedeniyle toprağa saplanmış

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) 31 Ağustos 2019 yılında Türk Hava Yolları (THY) uçağının taksi yaparken İstanbul Havalimanı’nda toprağa saplanmasına ilişkin raporunu yayınlandı. Buna göre İstanbul Havalimanı’na sorunsuz iniş gerçekleştiren THY uçağının pilotaj faktörüne bağlı olarak toprağa saplandığı kaydedildi.

THY’nin İzmir-İstanbul seferini icra eden B737-800 tipi yolcu uçağı İstanbul Havalimanı’na sorunsuz inişinin ardından taksi yaparken 31 Ağustos 2019 tarihinde taksi yolundan çıkarak toprağa saplanmıştı. 147 yolcu ve 7 kişiden oluşan uçuş ekibinin tamamı herhangi bir yaralanma olmadan kazayı atlatmıştı.

SHGM’nin bugün yayınlanmış olduğu rapora göre, olay pilotaj faktörüne bağlı olarak meydana geldiği açıklandı.

TK2307 sefer sayılı uçağın kaptan pilotunun iniş aşamasında havacılık kuralları dışında konuşmalar yaptığı, her iki pilotun da kullanmış olduğu fren basınçlarının durmak için yeterli seviyede olmadığı SHGM’nin raporunda yer aldı.

SHGM: Pilotaj faktörüne bağlı olarak meydana geldiği değerlendirilmektedir

“31.08.2019 tarihinde, B737-800 tipi hava aracının İstanbul Havalimanı 35 R pistine inişinin ardından C8 hızlı çıkış taksi yolundan C taksi yoluna dönememesi neticesinde, ön dikme ve sol ana dikmenin şerit toprak sahaya çıkması ile sonuçlanan hava aracı ciddi olayı muhtemel nedeninin;

İnişi müteakip, “High Speed Taxiway” olan C8 taksi yoluna yüksek süratte girilmesi ve uçak yavaşlamadan C taksi yoluna dönmek için aşırı direksiyon kumandası verilmesi, buna bağlı olarak uçağın verilen kumandaya karşılık verememesi ve kontrolün kaybedilmesi ile uçağın kontrol dışında kayarak pistten çıkmasının, pilotaj faktörüne bağlı olarak meydana geldiği değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.

Kazaya ilişkin SHGM’nin bulguları ise şöyle:

  • Pilotların call-out’ları uygun şekilde yapmadıkları,
  • Kaptan Pilotun iniş aşamasında havacılık kuralları dışında konuşmalar yaptığı,
  • FDR analizinden, ciddi olayın meydana geldiği zaman ve sürat değerleri ile her iki pilotun da kullanmış olduğu fren basınçlarının yeterli seviyede olmadığı, buna bağlı olarak hava aracı pistten döndüğünde, frenlemenin olmadığı ya da minimum frenlemenin olduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca;

  • Bir taksi yolundan diğerine dönmeye çalışırken boylamasına kontrolün kaybedilmesiyle birlikte yetersiz yavaşlama olduğu,
  • FDM’den elde edilen uçuş verilerinin, fren uygulamasının düzensiz olduğunu kanıtladığı, bu nedenle uçuş ekibinin, hava aracını güvenli bir dönüş hızına yavaşlatmak için gerekli frenleme kuvvetini müzakere edemediği,
  • Taksi yolu C’ye doğru dönüş sırasında aşırı hızın burun tekerleğinin kaymasına neden olarak boylamasına kontrol yetkisinin azalmasına ve uçağın kaplamalı yüzeyden ayrılmasına neden olduğu,
  • Yavaşlama oranının başlangıçta İkinci Pilotu alarma geçirmesine rağmen, uçağın taksi yolu C’ye güvenli bir şekilde dönüş yapamayacağını söyleyecek tecrübeye sahip olmadığı,
  • İniş pistinden, yüksek ve düşük hızlı taksiye geçiş, kontrollerin devri ile iniş prosedürünün birbiriyle karıştırılması nedeniyle etkin bir şekilde gerçekleştirilemediği görülmüştür.

BİR CEVAP BIRAK