Ana sayfa Köşe Yazıları O BAŞKAN KAÇTI!!!

O BAŞKAN KAÇTI!!!

ORTAKLAR BİLGİLENDİRME

Havaiş Kıbrıs Kooperatifi yöneticileri, ortaklarını bu başlık adı altında ayda bir, bazen iki ayda bir bilgilendirerek kooperatifteki gidişat hakkında bilgi veriyor. Bizi iletişimsizlikle suçlayanlar lütfedip ayda bir bizim hakkımızda atıp tutarak ve başka hiçbir iş yapmadan bir yılı tamamlayacaklar. Ama ne yapsınlar, hepsi bu pandemi yüzünden. Hatta en son pandemi yüzünden Afşin Yelok başkanlığı bir yönetim kurulu üyesine, Aslı Oya Pulak da başkan yardımcılığını başka bir yönetim kurulu üyesine bırakmak zorunda kaldı.

Tabii ki yerseniz. Bu zamana kadar yaptıkları 6 duyurudan çok da farklı olmayan 7. duyuruda da bizim yüzümüzden üyelerin mağdur edildiği, kooperatifin kazıklandığı, olayın savcılığa intikal ettiği hikayeleri anlatılarak ve üyelere gaz verilerek yine durumu kotarmaya çalışmışlar.  Her sefer biraz daha fazla saçmalıyorlar.

Kısaca geçmiş bir yılı özetleyecek olursam

Sendika sponsorluğunda ve sendika yönetim kurulu üyesi Afşin Yelok öncülüğünde yaklaşık bir yıl önce bize karşı yalan ve iftira kampanyası başlatılmış ve bu yalanlar neticesinde kooperatif yönetimi değişmişti. Bizim kooperatifte 20-30 milyon çaldığımız iftirası ve dayanaksız daha birçok yalan kooperatif ortaklarının milyonlarca lira zararına ve en az bir yıl vakit kaybına neden oldu ve olmaya da devam ediyor. İnsan karşısındakini kendisi gibi bilirmiş. Bu yüzden bizi hırsızlıkla suçlamalarına şaşırmıyorum.

Ancak ortaklar yavaş yavaş uyanmaya başlıyor olmalı ki son bilgilendirmede benim yazılarıma özel yer ayırmışlar.

Sanal ortamlarda hakkımızda ve kooperatifimizle ilgili yazılanlara itibar etmeyiniz. Yazılanların hemen hemen tamamı sizleri ve bizleri bezdirmek, sizleri yönetime karşı kışkırtmak amaçlıdır. Bu oyunlara gelmeden yolumuza devam edeceğiz.” demişler.

 Ardından da yollarına devam ederek yalan söylemeye ve ortakları kandırmaya devam etmişler.

. “Seçildiğimizden bu yana başkan olarak görev yapan M.Afşin Yelok pandeminin artmasından dolayı daha fazla izole olması gereği ile başkanlık görevini Abdullah Bildirici’ ye, Başkan yardımcısı olarak görev yapan Aslı Pulak ise Engin Özlü’ ye görevlerini devr etmişlerdir ve görevlerine yönetim kurulu üyeleri olarak devam etmektedirler.”

Evet paylaşım aynen bu. Pandemi öyle bir salgın ki Afşin ve Aslı’yı etkiliyor ve birlikte izole olmalarını gerektiriyor ama Abdullah ve Engin’i etkilemiyor. İnsanlar bu kadar gerizekalı değil. Başka bir yalan uydur ama tüm dünyayı ve (sadece seni ve Aslı’yı değil) herkesi tehdit eden bir hastalığı bahane edip başkanlığı diğer arkadaşıma bıraktım ama yk üyeliğim devam ediyor deme. Elime yüzüme bulaştırdım de, beklediğim gibi çıkmadı de, yolsuzluk hikayeleri de artık tutmuyor bunaldım de, bu işten anlamıyorum de.

Ya da gerçeği söyle: Ön planda olunca çok deşifre oldum. Yönetimde kalayım ve ben de beni yönetenler gibi işleri arkadan yöneteyim, bu şekilde hedef şaşırtırım diye düşünüyorum de. Göreve geldiğinizde daha şantiyenin yerini bilmiyordunuz ve konum atılarak şantiyeye gelmiştiniz. Geçen 9 ayda da 2-3 ayda bir lütfedip uğramamışsınız şantiyeye. Şimdi yönetimde kalıp başkanlığı bırakarak şark kurnazlığı peşindesin. Yine bir kısım ortağa yedirmişsindir, Allah var o konuda gayet başarılısın.

9 aydır zaten bir şey yapmamışsın. Virüs bulaşmış olsa bile 2 haftada iyileşiyorsun veya daha kötü oluyorsun. 2-3 hafta yokluğunu kimse hissetmezdi. Yani pandemi yalanı hiç olmamış. Arada bizim olmadığımız ortamlarda bize de giydirirdin. Bizimle karşılaşmayacağın için özür de dilemezdin daha önce 3 kez özür dilediğin gibi. Yönetim kurulu başkanı olunca aynı zamanda sendika tarafından bu işe girdiğin daha net gözüküyor. Patronların biraz geri planda dur dediler herhalde. Her ortamda inkar etsen de diğer kooperatifin başkan yardımcısı Halis Aydın’ın itiraf ettiği gibi kooperatiflerde bizi devirme işini sendikada organize ettiniz. Çünkü biz kaliteli ve uygun fiyatlı lüks bir site teslim ettiğimizde, maliyetlerimizin sizin sendika inşaatındaki maliyetlerinin yarısında olduğunu insanlar öğrendiğinde zorda kalacaktınız. Bir şeyler yapmanız gerekiyordu. Siz de haklısınız, 4 yılda bir de olsa sendikada hesap vermeniz gerekiyor ve o dönem yaklaştı, oradaki hesaplarınız için kooperatif üyeleri çimendi. Rahatlıkla çiğneyebilirdiniz ve öyle de yaptınız. Ama hala giderayak yalanlar atmaya çalışıyorsun ya. İnsanların umutlarıyla oynadınız. Bitmiş daireleri teslim etmeyerek ne kadar büyük mağduriyet yaratırsak o kadar amacımıza ulaşırız dediniz. Genel kurul salonuna kura çekimini gerçekleştirmek için gelen NOTERi kovarak gönderdiniz. Sonra da biz Yayla’daki daireleri dağıtıp Kıbrıs’ta inşaatı yapacağız ama şartlar müsaade etmiyor yalanlarına sarıldınız. İhtiyacı olan her kooperatifin genel kurul yaptığı, GENEL KURUL YAPMANIN YASAK OLMADIĞI Ağustos-Eylül aylarında genel kurul yapmayarak mağduriyeti daha da büyüttünüz.

Bu şekilde kendini gizlediğini sanıyorsun herhalde ama bu gizlenme devekuşu misali oldu.

Bilgilendirme yazınızda hakkımızda suç duyurusunda bulunduğunuzu ve ifade vermeye başladığımızı yazmışsın ama kendin ifadeler verdiğini yazmamışsın. Pandemiden dolayı unutmuşsundur belki, (bu pandemi değişik biraz, bazılarında yönetim kurulu başkanlığı yapmaya müsaade etmeyip yönetim kurulu üyeliği yapmaya müsaade ettiği gibi bazılarında da unutkanlık yan etkisi var. Bakmayın siz doktorların sadece tat ve koku alma konusundaki söylemlerine) 3 Kasım günü saat 10:04’te Göktürk Polis Karakolunda savcılık talimatıyla hakkındaki suç duyurusuna istinaden ifaden alınmıştı hani.

Bilmeyenler ve unutanlar için hatırlatayım

Genel kurul öncesi yalan ve iftira kampanyasının doruğa ulaştığı Mart ayında yine pandemiden dolayı (!) başkan yardımcılığını bırakmak zorunda kalan ama yöneticiliği bırakmayan Aslı Oya Pulak’ın bir mesajının üstüne

“Aslı Hanım, Durumu net ortaya koymuşsunuz, tebrik ederim. Kooperatif yönetmek için inşaat yapmayı bilmek gerekmiyor, toplanan parayı sizin yaptığınız gibi, allıca (mesajda bu şekilde yazmış) yönetmeyi bilmek gerekiyor.

ARKADAŞLAR AKLIMIZI BAŞIMIZA ALALIM ADAMLAR 20-30 MİLYON PARAMIZI YEMİŞLER, BİZ DAHA NEYİ DÜŞÜNÜYORUZ, TARTIŞIYORUZ. İBRA ETMEYİZ, YÖNETİMİ DEĞİŞTİRİRİZ, YENİ YÖNETİMLE, YOLUMUZA DEVAM EDER, HIRSIZLARDAN HESAP SORARIZ, DAHA FAZLA ÇALINACAK PARAM YOK BENİM.”

yazmıştın.

Karakoldaki ifadende ise

“…15 Mart tarihli GK toplantısı öncesi bu grupta kooperatifteki usulsüz işlemlere ilişkin bilgilendirme yaptılar, hepimiz bunlarla ilgili şikayetlerimizi dile getirdik. Mehmet Doyar’ın şahsına ilişkin herhangi bir iftira kastım yoktur, zaten ne ona ne de başkasına hiçbir iftira hakaret de etmedim. Gerçekten de eğer bize fazla para ödetildiyse ve karşılığını alamadıysak paralarımızın nereye gittiği hususunda bunları kim aldıysa, alanlardan yasa önünde hesap sorulması gerektiğini söyledim. Bir sürü kişi de aynı fikirdeydi, onlarla fikirlerimizi paylaştık…”

demiştin. Şahit olarak da Aslı Hanımı göstermişsin. Şıracı bozacı ikilisi.

“Gerçekten” mi?

“Eğer” mi?

“Karşılığını alamadıysak” mı?

9 ay önce hem de 20-30 milyon hırsızlık konusunda emin ifadeler kullanıyorken 1 ay önce hafıza kaybı mı yaşadın? Yine “pandemi”dendir kesin.

9 ay önce kesin ifadelerle milleti bize karşı gaza getiren siz değil miydiniz, şimdi bilmediğin 3.şahıslar yapmış gibi “kooperatifteki usulsüz işlemlere ilişkin bilgilendirme yaptılar” dediğin yalancı kim onu söyle onun hakkında suç duyurusunda bulunayım. Sen ve şürekân değil miydi bu iftiraları atanlar. Daha yönetimde bile değilken 20-30 milyon paranın çalındığını net olarak ifade edebiliyorken 9 ay sonra ve yönetimde bütün veriler elindeyken “Gerçekten de eğer bize fazla para ödetildiyse ve karşılığını alamadıysak paralarımızın nereye gittiği hususunda bunları kim aldıysa, alanlardan yasa önünde hesap sorulması gerektiğini söyledim” niye diyorsun. Adam gibi, bakın size belgeleri de getirdim, bu şekilde 20-30 milyonumuzu çalmışlar desene. Yoksa yalanının şüpheli olarak ifadenin alındığı bu dosyada da ortaya çıkması “başımı daha fazla ağrıtır” mı dedin.

Bir de Bakanlığın suç duyurusundan dolayı savcılığa ifade verdin. Hakkında başka dosyalar da var savcılıkta ifadenin alınacağı. İstersen sonraki yazılarımda onları da anlatırım.

Kısacası bizim hakkımızda bir tane iftiraya dayalı suç duyurusu var ve onunla ilgili ifademizi de verdik. Senin hakkında gerçek suç duyuruları var ve sen de onlardan dolayı ifade veriyorsun ve vermeye de devam edecektin. İstediğin gibi yalan ve iftiralar atarak şeref ve haysiyetlerimizle oynayıp yanına kar kalacağını mı düşünmüştün.

Ben bu saatten sonra şahsım adına şunu rahatlıkla diyebilirim: Bırakın 2.000 TL huzur hakkını sendikadaki yöneticiler gibi hiçbir şey yapmadan ve kafama göre işe giderek hem her gün dışarıdan şefin dürümü yiyip hem de yemek fişi ve market çekleri alsam, sınırsız özel sağlık sigortası yaptırsam, araba ve benzin, Beymen’den ve diğer lüks mağazalardan hediye çekleri, tekne turları, 5 yıldızlı otellerde tatiller, free biletler, 30.000 TL aylık maaş vs alsam dahi bir daha kooperatif yönetiminin hiçbir yerinde bulunmam. Ama namuslu bir insan olarak namussuzlarla sonuna kadar da hesaplaşmaya kararlıyım.

Ortaklar Bilgilendirme 7’de yazdığınız ve sürekli söylediğiniz yalanla ilgili kabul etmeyeceğinizi bildiğim halde tüm herkesin önünde yüzleşmeyi teklif ediyorum. Meşhur yalanınız, Kooperatifin KDV’sini inşaat firmasına peşkeş çektiğimiz yalanı. Bunu da sözleşme değişikliği ile yaptığımız ve inşaat firmasına çıkar sağladığımız yalanı. Yalancı YMM nizi getirin, biz de uzmanları getirelim, kim yalan söylüyor, canlı yayında üyelere anlatalım. Herkes izlesin kim doğru kim yalan söylüyor. Tabi her sıkıştığında ve yalanın ortaya çıktığında söylediğin ‘biz tayyareciyiz, bu işlerden anlamayız, bana da arkadaşlar bu şekilde bilgi verdiler’ diyeceksen gelme. Hatırındadır, daha önce “Yayla Caddesindeki inşaatın yarısı duruyor” dediğiniz ve saydığınız biri sana ‘Siz inşaatın yüzde 95’inin bittiği yalan demiştiniz ama adamlar belediyeden evrak getirdiler, ne diyorsunuz dediğinde’ ‘Efendim, biz tayyareciyiz, bu işlerden anlamayız, bana da arkadaşlar bu şekilde bilgi verdiler’ dediğini unutmadık. Bu kadar açık ve basit bir konuda bile hala utanmadan yalan söylüyorsunuz. Gerçi 40 milyonluk bitmek üzere olan inşaatta 17-18 milyon daha harcayacağız diye savcılık suç duyurusuna yalan yazmıştınız ama bu hatırını saydığın kişiye bu yalanı söylemek ya aklına gelmedi ya da cesaret edemedin.

Teklifim çok basit: Üyelere internetten canlı yayın yapalım ve kooperatifin KDV iadesi alıp alamayacağını, yapılan sözleşme revizesinin bununla ilgili olup olmadığını herkes anlasın. Sonunda da kim yalan söylüyorsa o herkesten özür dilesin. Biz size yalan söyledik, bizim kişiliğimiz bu desin. Tabi bunu yapabilmek için karakter gerekir. İftira attığını bilen birisi bunu kabul edemez. Sizin için biz zaten hırsızız ve bunu yedirdiğiniz bir kitle de var. Bunu niye tartışmaya açasın ki. Tıpkı Ermeni Soykırımı yalanında olduğu gibi, “Türkler soykırım yaptı, bunun olmadığını iddia etmek bile suç” diyen medeni, özgür ve gelişmiş ülkeler gibisiniz. Dışarıdan bakınca insanlar bir şey zannediyor ama yalancısınız ve işinize gelmeyince anında çirkefleşebiliyorsunuz.

Bu arada bunların her sıkıştıklarında bize çamur atmaya kalkan diğer kooperatifteki Ortaklarının yaptığı inşaat sözleşmesinde KDV iadesini kim alıyor, biraz ahlakları varsa açıklasınlar veya gerçekten hakkını araştıran ortaklar da sorgulasın.

Ortaklar bilgilendirme adı altında o kadar yalan paylaştınız ki onların hepsini bu yazıya sığdırmam mümkün olmadı. Önümüzdeki yazılarda bu yalanlarınızı da paylaşacağım.

Kalın sağlıcakla…

 

BİR CEVAP BIRAK