Ana sayfa Köşe Yazıları “GECE RAHAT UYUYUN”

“GECE RAHAT UYUYUN”

ORTAKLAR BİLGİLENDİRME 2

Geçen haftaki yazıma kaldığım yerden devam ediyorum.

19 Nisan’da kooperatif ortaklarına gönderdikleri mailde genel kurulların 31 Temmuz’a kadar ertelendiğinden bahsedip sonrasında genel kurul yapacaklarından bahsetmişler. Ama genel kurulların yapıldığı Ağustos ve Eylül aylarında genel kurul yapmayarak alınması gereken kararları almadılar. Ekimden itibaren genel kurullar tekrar yasaklanınca bu sefer marta kadar dükkanı kapattılar. Şimdilerde herkese yine aynı hikayeyi anlatıyorlar. Genel kurul yapacağız ama yasak. Bunların azılı savunucularından birine geçen gün “ne oldu, çivi bile çakmıyorsunuz” deyince “genel kurul yapamıyoruz, dolayısıyla para toplayamıyoruz, paramız yok” dedi.

Güler misin ağlar mısın? Biz genel kurul gündemine para toplanması için madde koymuştuk. Bizi devirince zafer sarhoşluğuyla kendinizden geçtiniz, o kararları almadınız, eyvallah. Ağustos veya Eylül’de niye yapmadınız genel kurulu. Yoksa çivi çakmak gibi bir derdiniz yok da onun için mi? Hiçbir şey yapmadıysanız milletin bir yılını çaldınız yalanlarınızla. Hala masallar, masallar.

Aynı duyuruda inşaat firması ile çok verimli bir toplantı yaptıklarını ve 205 dairenin dağıtımını inşaat firması ile görüştüklerini anlatmışlar. Sonuç: Koca bir hiç. Daireler çürümeye başlamıştır herhalde. Bir yıl önce takılan davlumbaz, klima, fırın vs ne kadar süre daha boşta duracak ve ne zaman paslanmaya başlayacak göreceğiz. Hem de şu anda bile dağıtım yapmakla ilgili bir engel yokken hala genel kurul yalanına sarılmaları. Ama o zaman insanlara ne diyecekler, “biz sizi aldatmıştık, şimdi eski yönetimin belirlediği yöntemle kura çekersek rezil oluruz, sizi kandırmak daha kolay bu şekilde devam edelim en iyisi” mi diyecekler?

Ne olduysa 1 Haziran’daki duyuruda tavır değişiyor. Devir teslimdeki sıkıntılar ve eksiklikler, inşat firmasının sözleşmesindeki usulsüzlükler, kontrolör firmanın devre dışı bırakılması, inşaatın aslında %95’inin bitmediği, kooperatif muhasebesinin düzgün tutulmadığı, kooperatifin geçmiş ofis giderlerinin çok olduğu, olağanüstü genel kurul için çalıştıkları ve ilk fırsatta genel kurul yapacakları şeklinde bilgilendirme yapılıyor.

Göreve geldikten sonra bir ay kendilerinde değillerdi herhalde, ya da anlamaları kıt olduğu için devir teslimden bir ay sonraki duyuruda devir teslimdeki sorunlardan bahsetmeyip, inşaat firması ile 2 ay önceki görüşmeniz çok güzelken (o zaman da sözleşmenin aslı değil fotokopisi vardı elinizde ve noter tasdiklisini de istemediniz) inşaat firmasına ve sözleşmeye ilişkin gerçekleri rüyanızda mı gördünüz? Duyurunun sonunda “gece rahat uyuyun” diyerek de ortakları iyi uyutmuşsunuz. Hedefimiz vurgusu da çok dikkate şayan.

“Hedefimiz, tüm sıkıntıları giderip, herkesi hayal ettiği eve minimum maliyetlerle kavuşturmaktır ve başka hiçbir ajandamız bulunmamaktadır. Bu konu bu kadar kesin ve nettir.”

Niyetinizi aslında çok belli etmişsiniz. Biz sizin ajandanızı da biliyoruz, hedefinizi de.

14 Temmuz’daki duyuru daha vahim. Bir pay=Bir bağımsız bölüm deyip A tipi B tipi C tipi D tipi diye bir şeyler uydurmuşlar. Payla dairenin aynı şey olmadığını anlamamışlar veya işlerine gelmemiş. Kooperatifler kanununda veya ana sözleşmede olmayan farklı tip hisseler oluşturmuşlar. O dönem bir ticaret hukuku hocasıyla çalışmaya başladılar, o akıl vermiş olmalı. Ama ticaret hukuku ile kooperatifler hukuku farklıdır. O da ya anlamamış ya da işlerine böyle gelmiş. Hem bir buçuk ayda bir ortaklara yalandan da olsa mail atmak gerekiyor. Bir şeyler karalamaları gerekiyordu. Zaten bu yüzden olsa gerek ticaret hukukuna göre yönetim kurulunun yetkisinde olan araba satma işlemini kooperatifler hukukuna göre genel kuruldan izin alma şartını dikkate almadan gerçekleştirdiler ve 3 ayla 2 yıl arası hapis cezası olan suçu işlediler. Biz bir gün bile gecikmeyelim diye ruhsat için kurumlarda evrakları elden takip ederken bunlar 1-2 ayda bir yalandan mail atarak bir yılımızı yediler.

14 Temmuz’daki duyurudan sonra 2 aydan fazla ses yok. O tarihlerde genel kurul yapacaklardı hani. İlk fırsatta genel kurul yapıyordunuz. Yoksa yalan mı söylediniz yine. 24 eylülde lütfedip 24 ekimde genel kurul kararı aldınız ama geç kaldınız. Onda bile gündeme eklediğiniz maddelerde hata yaptınız. Bakanlıktan ön onay almanız gereken ana sözleşme maddeleriyle ilgili onay almadınız. Ticaret hukukunda gerek yok ama kooperatifler hukukunda var. Onu da sizin avukatınız bilmiyor belli ki. Ortaklık pay yapısını da anlamamıştı zaten. Dua edin genel kurullar ertelendi de genel kurulda rezil olmadınız. Yoksa gündeme madde bile eklemeyi bilmediğiniz ortaya çıkacaktı. Gerçi “çıksa ne olacak biz bir yıldır çivi çakmadan ortakları uyutuyoruz siz gündem maddesinde sorun var diyorsunuz” diye geçiriyorsunuzdur içinizden. Siz de haklısınız.

10 ekimde attığınız bu duyuruda ekleriyle birlikte 5200 sayfa rapordan bahsetmişsiniz. Gerçekte ise ortada, tamamı yalan ve çarpıtma olan YMM raporu ve 30 sayfalık avukat suç duyurusu var. Ama ortaklara 7 ayda 30 sayfa suç duyurusu oluşturabildik deseniz insanlar tepki gösterir diye rakamları yine şişirme yoluna gitmişsiniz. O yalanlarınızı yalandan kim ölmüş yazılarımda tek tek anlatmıştım. http://www.airwayshaber.com/2020/10/yalandan-kim-olmus-1/ Zaten yakında gerçekleri herkes görecek. Kim ortakları dolandırıyor, bitmiş evlerini vermiyor, mallarını haraç mezat satıyor ve bir yıllarını çalıyor ortaya çıkıyor yavaş yavaş. Bu duyuruda inşaat firmasından şantiyeyi derhal boşaltmasını istemiştiniz. Hatta bu konuda “Savcılık ve Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşülmüş, ayrıca İstanbul İli ile İlçe Emniyet Müdürlükleri ile görüşerek, inşaatımızın ve çevresinin güvenliğinin sağlanması talep edilmiştir” diye yalan da söylemiştiniz. Yalanın bu kadarı Savcılık ve Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşmüştünüz ya kim bunlar merak ediyoruz. İsimlerini verin bizde gidip görüşelim. Savcılık ve Cumhuriyet Başsavcılığı diye iki kurum mu var yoksa sallarken hızınızı mı alamadınız? Şantiyeyi de almışsınızdır kesin, 3 ay geçti üzerinden. İnşaat firması da sizin yalanlarınızdan korkup kaçmıştır eminim.

Yahu gerçekten ortaklar sormuyor mu, 3 ay önce böyle bir mail atmıştınız ne oldu diye? Bunların azılı savunucusu olan arkadaşa “ne oldu, Afşin niye başkanlığı bırakıp kaçmış diye sordun mu?” dediğimde “sordum, öyle gerekiyordu” demiş. Ne demesini bekliyordu acaba, “sizi kandırdığımız gibi savcılığı da kandırırız diye düşünüyorduk, olmadı. Üstüne bir de suç işlemişiz birkaç tane. Onlardan dolayı da başım derde girdi” mi desin. Ama onun bilmediği veya bilmek istemediği gerçek ise suç işlendi bitti. Zaman aşımına uğramadığı müddetçe kurtuluşun yok. Zaman aşımına uğramaması için de gerekeni yaparız, merak etme. Bize bu kadar iftira atacaksın, itibar suikastı yapacaksın, milyonlarca liramızı harcayıp hakkımızda yalan raporlar yazdıracaksın, bir yılımızı yiyip evlerimize çökeceksin sonra bir şey olmamış gibi kaçacaksın. Yok öyle yağma. Benim hırsızlara kaptıracak param yok.

Neyse yine çok uzattım galiba. Haftaya kaldığım yerden devam ederim.

Kalın sağlıcakla…

BİR CEVAP BIRAK