Ana sayfa Köşe Yazıları YALANDAN KİM ÖLMÜŞ (2)

YALANDAN KİM ÖLMÜŞ (2)

Meşhuuuuurrr YMM raporumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ancak YMM’ye nacizane ufak bir tavsiyem var: Boşuna parayla özel üniversitenin birinden Hukuk diploması almaya uğraşma, senin bu yalanlarına mahkemeler inanmaz, git hikaye yazarlığı yap sen. Hikaye yazma kabiliyetin daha yüksek.

Rapora her baktığımda ve konuları araştırdığımda yeni yalan ve çarpıtmaya rastlıyorum. Bu yüzden rapora vereceğim cevap da sürekli uzuyor. Bir önceki yazım 175 sayfalık düzmece raporun 66. Sayfasında bitmişti ama yeni öğrendiğim bazı detaylardan dolayı 64. Sayfadan devam edeceğim.

  • Sayfada bizim müthiş plaza ofisimizden bahsediyor ve aslında kirası 3-4.000 TL olan ofisi 9.000 TL’ye kiraladığımızı ve kooperatifi 33.750 TL zarara uğrattığımızı, bu 33.750 TL’yi zimmete mi geçirdiğimizi yoksa emlakçı/ofis sahibine kooperatif aleyhine çıkar sağladığımızı, bu durumun TCK 247. ve 257. Maddeleri uyarınca suç olduğunu zırvalıyor. Evet, zırvalıyor diyorum çünkü zırvalıyor. Ataköy Towers’da tek emlakçı var ve onu aradık. Adam ‘hangi gerizekalı böyle bir iddiada bulunabilir, savcı çağırırsa gider anlatırım, o ofisi 15.000 TL’ye bir doktora kiraladım’ dedi. Benim zırvalıyor ifademin değişik versiyonunu emlakçı ifade ediyor. Eski yönetimde birlikte olduğum hukukçu arkadaşlarımdan biri ‘Bu durumun TCK 247 ve 257 ile ne alakası var boş konuşuyor bu şekilde özel üniversiteden parayla bile hukuk diploması vermezler ona. Birisi kooperatif yöneticilerinin memur suçlarından yargılanacağını söylemiş bu da kanunda ne kadar memur suçu varsa eklemiş’ diyor. Hukuktan anlamam ama ahlaktan anlarım, bu raporu yazanın da yazdıranın da ahlaksız olduğunu çok rahat söyleyebilirim.

 

  • Sayfada personel işlemleri konusunda tabloyu çarpıttığını bir önceki yazımda belirtmiştim. Ama yine bir arkadaşım uyardı. ‘Çarpıtmayı eksik yazmışsın’ diye. Bizim zamanımızda aynı dönemde çalışmayan kişilerin alt alta toplandığını ve bizim giderlerimizin şişirildiğini yazmıştım ama onların kendi giderlerini eksik yazdığını fark etmemişim. Bizim listede dışarıdan hizmet alımı yaptığımız Mali müşavir ve avukatların yazıldığını, yeni dönemde ise yazılmadığını gördük. Yani bu raporu yazdırdıkları YMM’ye, bu rapora istinaden suç duyurusunda bulunan avukata ve onun Galatasaray’da hoca olan ortağına ödedikleri paraları yazmamışlar. Eğer işçi olmayanları yazmıyorsanız bizim dönemdekileri niye yazdınız, yazıyorsanız kendi çalıştırdıklarınızı niye yazmadınız, yoksa siz rakamları çarpıtıp üyeleri kandırdığınız gibi savcıyı da mı kandırmaya çalışıyordunuz?

 Yine 65. Sayfada kendi işledikleri suçu itiraf ettiklerini yazmıştım. Raporun birçok yerinde “Genel Kurula ait yetkileri Yönetim Kurulu olarak gasp ettiğimizi ve Kooperatifler Kanunu’nun Ek 2 maddesine göre bu suçun cezasının 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası olduğunu da yazmış hukuk öğrencisi YMM. Bu öğrenciye suçun herkes için suç olduğunu, eski yöneticiler için suç olan eylemlerin yeni yöneticiler için de suç olduğunu hocaları öğretmemiş galiba. Raporunda incelediğini iddia ettiğin ana sözleşmeyi adam gibi okusaydın (Ana Sözleşme madde 44) araç satımı için Genel Kurul Kararı gerektiğini, Afşin Yelok yönetimindeki ekibin Genel Kurul Kararı olmadan araç sattıkları için suç işlediklerini ve yaptıkları eylemin 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası gerektirdiğini anlardın. Bunun için hukuk okumaya da gerek yok. Okuduğunu anlasan veya anlıyorsan o zaman ahlaksızca davranmasan bu yaptıklarını raporunda övmeye kalkmazdın. Aracı ucuza sattıklarını da senin gibi biz uydurmuyoruz. İnternette o aracın satış fiyatları 250-330 bin arasında ve yeni yönetim bunu yaklaşık 100.000 TL ucuza satmış. Bunu biz yapsaydık, ne TCK 247 kalırdı ne de TCK 257, ne zimmet, ne irtikap suçu işlediğimiz kalırdı.

 

  • Sayfa 66 ve devamında Köroğlu Mimarlık ve İnkon Kontrolörlük firmasına da haksız çıkar sağladığımızı iddia etmiş YMM efendi. Bunların anlamadığı veya anlayıp da çarpıtmaya çalıştığı en temel şey, 3 yıl boyunca yaklaşık 100 milyon TL’lik bir iş yapıldığı ve bu iş için de profesyonel ekiple çalışılması gerektiğidir. Bizim yönetimde inşaat mühendisi ve mimar yoktu. Olsa bile aylık 2.000 TL’ye tam zamanlı bu işlerle koşturması akla ve mantığa aykırı idi. Bazıları anlamasa da biz 3 yıllık süreçte iyi bir organizasyon kurup bu organizasyonu da iyi yönettik. Bu organizasyon YMM Raporunda çarpıtılan ve suç örgütü gibi gösterilmeye çalışılan Organizasyon Şeması değil, bu büyüklükte bir işi yapmak için gereken profesyonel bir organizasyon. Birisi çıkıp bana ‘Afşin Yelok ayda 30-40 saat çalışıp her ay 50.000 TL’den fazla maaş alıyormuş THY’den’ dese, ‘Doğrudur ama bu ne THY yöneticilerinin ne de organizasyonun hatasıdır. Normalde kaptan pilot ücretleri bu seviyededir, en fazla bu kişi Sendikada yönetici olmasının sağladığı avantajla uçmadan/az uçarak tam maaş alıyordur’ derim. Burada bir yolsuzluk yoktur. Ama dışarıdan cahil birine ‘bir pilot yılda 500 saat uçmadan 1.000.000 (birmilyon) TL’ye yakın maaş almış, çok büyük yolsuzluk yapmışlar’ diye olayı çarpıtmak isteyenler, cahil insanlara bunu yedirebilirler. Hele de yılda 500 değil 4-5.000 bin saat çalışıp bırakın ayı yılda 50.000 TL maaş almayan milyonlarca insanın olduğu ülkemizde insanlara burada yolsuzluk var hikayesini inandırmanız çok güç olmaz. Bu nedenle yaptığımız işin karşılığı olarak profesyonel kişilere ödediğimiz rakamlar cahil insanlara, onları kandırmak isteyenler tarafından büyük gösterilebilir ama biz yaptığımız ödemelerin ve aldığımız karşılığın menfaatler dengesi gözetildiğinde normal olduğuna inanıyoruz.

YMM Raporunun 70. Sayfasında, kendini kaybetmiş ve Kıbrıs Caddesindeki 21980 sayılı parsel için “Kooperatifin böyle bir parseli yok…” diyebilecek kadar zırvalamıştır. Bu YMM Raporunun girişinde Kooperatif evraklarını incelediğini iddia etmişti. Hangi kooperatifin evraklarını incelemiş çok merak ediyorum. Çünkü bizim kooperatifin arsalarını Kooperatif evraklarından görebileceği gibi Tapudan, Belediyeden, oturduğu yerden TAKBİS sisteminden ya da parselsorgu.tkgm.gov.tr den ve daha birçok yerden kontrol edebilirdi. Daha incelediğini iddia ettiği Kooperatifin en büyük arsasından haberi olmayan bu adam hangi kafayla ve neyi inceleyerek bu raporu yazmış merak ediyorum. Ama daha çok merak ettiğim konu, bu adamın yazdığı düzmece rapora inananların bu saatten sonra hala inanıp inanmadığı.

 

  • Sayfa 70 ve devamında arsa alımlarına ve emlakçı komisyonlarına girmiş ve arsa alımlarında ve komisyon ödemelerinde usulsüzlükler olduğu imaları/iddialarında bulunmuş. Arsaların gerçek değeri 27 milyon iken 44 milyon ödenmiş ve bunu da para ile aldıkları başka bir rapora dayandırmış. Uzun ve detaylı açıklamada bulunmadan önce şunu belirtmek istiyorum: Hatırlayanlar vardır, daha kooperatif genel kurulundan önce mart ayı başında M.Afşin Yelok, “20-30 milyon çaldığımız” iftirasını atarak genel kurula girmiş ve orada yalanlarına inananların desteğiyle kooperatif başkanı seçilmişti. Biz o gün de bugün de aynı şeyi söylüyoruz. Bizim hırsızlığımız varsa hesabını veririz ama iftira atanlardan da hesabını sorarız. Nitekim bu iftira üzerine suç duyurusunda bulundum ve İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Afşin Yelok hakkında soruşturma başlattı. Geçen hafta sorduğumda Göktürk Polis Merkezine yazı yazıldığını ve ifadesinin alınacağını öğrendim. Büyük ihtimalle kendisinin attığı iftirayı YMM raporuna bağlamak (arsadan 17 milyon inşaattan 10 milyon toplam 27 milyon yolsuzluk YMM raporuna da girdi demek) için YMM’ye para karşılığı bu raporu yazdırdı. Hem de bizim paramızla, bize iftira attırarak. Peki sen daha yönetimde bile değilken müneccimlerle ilişkin mi vardı da bu rakamı YMM tespitinden 6 ay önce öngördün? Ya da yalanını belgelemeye mi çalışıyorsun? Attığınız iftiralarda boğulacaksınız.

 

Arsa iftiralarına geri dönecek olursak, iddialardan biri fazla ödeme yapıp/yapmış gösterip usulsüzlük yapıldığı şeklinde. Bu YMM ya görüp de işine gelmediği için yazmadı ya da göremedi. Resmi rayici yüksek olup daha düşük rakama anlaşma sağlandığı için satıcısına daha az ödeme yaptığımız arsa da oldu. Tapuda işlem yapanlar bilirler, devlet belli rakamın altına alım yapsanız bile minimum bir rayiç belirler ve o rayicin altında satışa da izin vermez. Bu şekilde 300.000 TL civarında bir para belgesi olmasına rağmen kasada duruyor. Yine 7.000 TL üzeri ödemelerin bankadan yapılma zorunluluğundan bahsediyor ama istisnalardan olan tapu işlemlerinden bahsetmiyor. Yine sadece “namaza yaklaşmayın” diyor. Bazıları elden ödemeyle bazıları çekle alınmış diyor. Doğru çünkü bazı alıcılar çek kabul etmiyor ve önceden ödeme ya da tapuda elden ödeme istiyor. Önceden ödeme de bizim açımızdan risk teşkil ettiği için bazı ödemeler elden yapıldı. Bundan yolsuzluk çıkarmaya çalışmak öküz altında buzağı aramaktan farksızdır.

Bir diğer iddia arsa değerlerinin yüksek olduğudur. Buna dayanak olarak da kendilerinin hazırlattığı bir Gayrimenkul Değerleme Şirketi raporundan bahsediyor. Bu raporun doğru bir şekilde hazırlanıp hazırlanmadığını bilmiyoruz çünkü görmedik ama gayrimenkul değerleme şirketlerinin raporlarındaki yolsuzluklar o kadar ayyuka çıktı ki geçen hafta hem sabah hem de hürriyet gazetelerinde haber oldu. Ancak ekonomiden biraz anlayan herkes fiyatın arz talep neticesinde oluştuğunu bilir. Mesela kaptan pilot maaşları geçen sene 10.000 USD’yi geçmişken şimdi 5.000 USD altına düştü. 10.000 USD iken THY pilot arıyordu, şimdi pilot çıkarmaya çalışıyor. THY ne geçen sene fazla maaş veriyordu ne de bu sene eksik veriyor. Piyasadaki arz talep dengesine göre maaş belirliyor. Sonra da sendikada Afşinlerin önüne koyuyor, onlar da imzalıyor. Biz de arsa alımları esnasında bölgedeki bütün büyük arsaların sahipleri ile görüştük. Bizim 26 milyona aldığımız ve aslında 16 milyon olduğunu iddia ettikleri arsayla aynı büyüklükteki arsa (o zaman 30 milyon isteniyordu) 55 milyona sahibinden de satılık. https://www.sahibinden.com/ilan/emlak-arsa-satilik-arnavutkoy-de-ticari-konut-imarli-8386-m-satilik-arsa-866661685/detay Bu arsayı alacaklar da dikkat etsin, ileride birisi bu YMM’ye ve değerleme raporunu hazırlayana rapor hazırlatabilir ve bu yüzden 39 milyon yolsuzluk iddiası ile karşılaşabilirler.

Emlakçı komisyonlarında da iki firmaya büyük ödeme yapılmış: Biri sendikanın (kooperatif başkanı Afşin Yelok’un yönetici olduğu) inşaatını yapan Odak Gayrimenkul, diğeri de yine sendikanın işlerini yapan ve o vesile ile tanıştığımız Köroğlu Mimarlık. Samimi ve dürüst Afşin Yelok hadi başkanı Ali Kemal Tatlıbal’a soracak cesareti yok, sendikada kendi çalışanı olan ve bu kararların hepsinde imzası olan Mustafa Alkan’a bu soruları niye sormuyor? Aaaa, gerçekten bizimle yönetimde olan ve iddia edilen bütün yolsuzluklarda imzası bulunan Mustafa Alkan hakkında niye suç duyurusunda bulunmamışlar. Size ‘Mustafa Alkan’ yönetimden istifa etmiş bu yüzden suç duyurusunda bulunmadık diyebilir, istifası doğru ama bu kararlarda imzası var. Ayrıca yine istifa eden ve bu kararlarda imzası olmayan başka YK üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuşlar. Yoksa seçmece mi davranmışlar. Neye göre, kime göre şüphelileri belirlemişler. Hoşlandıkları kişileri çıkartıp hoşlanmadıkları kişilere mi suç isnat etmişler. Yine aynı şekilde aynı denetleme kurulu raporuna imza atan 2 kişi hakkında suç duyurusunda bulunup sendika başkanının makam şöförü Yaser Altınışık hakkında niye suç duyurusunda bulunmadılar? Raporun tamamında diğer iki denetçi hakkında herhangi bir suçlama yok çünkü. Dediğim gibi yalanlarında boğulacaklar.

Daha raporun yarısına ulaşamadım. 86. Sayfada bu yazıyı bitiriyorum. Haftaya görüşmek üzere, o zamana kadar özellikle kooperatif üyelerinin yukarıdaki yazdıklarımı kendi menfaatleri açısından sorgulamalarını tavsiye ediyorum. Yoksa evlerimize kavuşmak için en az 5 yıl daha bekleyeceğiz.

Kalın sağlıcakla…

BİR CEVAP BIRAK