Ana sayfa Köşe Yazıları YALANDAN KİM ÖLMÜŞ (1)

YALANDAN KİM ÖLMÜŞ (1)

S.S.Havaiş Kıbrıs Caddesi Konut Yapı Kooperatifindeki görevimizden ayrıldığımız 15 Mart’tan önce başlayan yalan ve iftira kampanyası geçtiğimiz hafta meşhuuurrr YMM raporu ile taçlandırıldı. 175 sayfalık YMM Raporu ve ona istinaden kooperatif avukatı Ahu Rubacı tarafından süslenmiş suç duyurusu ile 10 kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuşlar.

Raporun ayrıntılarına girmeden önce dikkatimi çeken ilk şey bu 10 kişinin belirleniş şekliydi. Mesela mevcut yöneticiler hariç yönetim kurulunun kuruluştan itibaren görev yapan tüm üyeleri suçlanmış ama Mustafa Alkan atlanmış. Benzer durum denetleme kurulu için de geçerli. Orada da Yaser Altınışık atlanmış. İkisinin eklenmemiş olmasının nedenini en iyi suç duyurusunda bulunanlar bilirler ama ortak özellikleri Kooperatif Başkanı olan Afşin Yelok’la sendikadan mesai arkadaşı olmaları aklımıza gelmiyor değil.

Rapor baştan sona yalan ve iftira dolu ve bu sebepten dolayı bu hafta YMM hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Başkaları gibi 8 ay sonra değil. Tamamına yakını yalan, iftira ve çarpıtmalardan ibaret olan bu raporda bizi en fazla şaşırtan şey belge ile aksi çok rahat ispat olunabilecek konularda bile yalan ve iftiraya başvurmaktan çekinmemiş sayın YMM. Ne kadar para aldıysa artık, suç işlemek için suç isnat etmek ve görevi kötüye kullanmak önemsiz gelmiş kendisine.

Bazı kişiler hakkında oluşturulmaya çalışılan algı ile bir örgüt, bir organize suç var havası yaratılmaya çalışılmış ancak başsavcılık inanmamış ve dosyayı farklı bir birime göndermiş. Savcılık dosya hakkında şüphelilerin (bizler oluyoruz burada) ifadesine başvurulmasını istemiş emniyetten. Ayrıca bakanlıktan da konu ile ilgili görüş sormuş. Bugün polise ifademi verdim. Konunun bir an önce açıklığa kavuşturulmasını iftiralara maruz kalan biri olarak en çok ben istiyorum. Bu arada benim Afşin Yelok hakkında bulunduğum suç duyurusundan dolayı da (20-30 milyonumuzu çalmışlar…iftirasından dolayı) savcılık soruşturma başlatmış ve Afşin Yelok’un ifadesinin alınması için Göktürk Polis Karakoluna yazı yazmış. Kim dürüst kim yalancı ortaya er ya da geç çıkacaktır.

YMM raporuna dönecek olursam gözümüze ilk çarpan yalanlardan bazıları

  • Murat Demir’in kurucu ortak olduğu yalanı. Daha ilk sayfada bu şekilde başlayan raporda başka sayfalarda da Murat Demir’in kurucu ortak olduğundan bahsediliyor. Bazıları Kurucu Ortak olup olmamasının ne önemi var diyebilir ama şundan dolayı çok önemli: YMM baştan planlanmış örgütlü bir suç organizasyonu havası yaratmaya çalışıyor ve bunun için mali işlerin başında Murat Demir’in olduğuna inandırması gerekiyor. Ancak YMM kurguya kendini o kadar kaptırmış ki bu bilginin yalan olduğunun 4-5 farklı yerden ortaya çıkarabileceğini göz ardı edebiliyor. Web sitesinden bile (hemen kaldırmazlarsa) ana sözleşmenin kurucular kısmına bakıldığında bu bilginin yalan olduğu ortaya çıkıyor. Ayrıca Ticaret Odasından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından ve kooperatif kayıtlarından bu bilginin yalan olduğunun ortaya çıkacağını umursamayacağını zannetmiyordum.

İlk suçlamayı okuyunca YMM’nin hiçbir hukuk ve ahlak kuralı tanımadan iftira atabilecek bir karaktere sahip olduğunu hemen fark ediyorsunuz. İlk suçlamasında, bazı üyelerinin kayırılarak 260.500 TL eksik sermaye alınarak, kooperatifin zarara uğratılmasından bahsederek zırvalamış. Gerekçe şu: 12 Mayıs 2019 tarihli genel kurulda giriş ücreti 50.000 TL ye yükseltildi ama bu tarihten sonra mayıs ve haziran aylarında üye olan veya pay sayısını artıran 5 üyeden 35.000 TL alındığını ve bu şekilde kooperatifin zarara uğratıldığını, bu zarardan eski yönetim kurulu olarak bizlerin sorumlu olduğunu yazmış. Her şeyden önce Genel Kurul Kararı (madde 9) çok net bir şekilde 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere 50.000 TL’ye yükseltilmesinden bahsediyor. Cümlenin başını okumayıp sonunu okumuş olması mümkün değil. O zaman bu şekilde yalan söyleyerek neyi amaçlamış olabilir. Resmi defterleri teslim etmeden önce çok şükür genel kurul kararlarının ve yönetim kurulu kararlarının birer suretini almıştık. Onlara ulaşamayacağımızı ve yalanını ortaya çıkaramayacağımızı mı zannetti acaba. Merak edenler genel kurul kararlarına Bakanlıktan da ulaşabilir. Bir an için dediğinin doğru olduğunu kabul edelim. Yani üyelerden eksik tahsilat var. Üyelerin taahhütleri arasında genel kurul kararlarına uymak da var. Yani bir üyeden eksik tahsilat varsa o üyeden istersin, niye eski yönetim kurulu sanki bu parayı zimmetine geçirmiş gibi bir hava estirmeye çalışıyorsun. Yoksa sen para karşılığı rapor yazarken ahlaksızlıkların ve yalanların için de mi bir bedel aldın? Bu yalan raporla kooperatif parasını zimmetine mi geçirdin?

  • Bazı üyelere usulsüz, düşük faizle kredi kullandırıldığı, bu şekilde kooperatifin zarara uğratıldığı, bu üyelerden birinin sadece 1.000 TL (yazıyla Bin Türk Lirası) ödediği ve sonradan usulsüz olarak kooperatifin fazladan kredi verdiği vs iddialarında bulunmuş ve bu iki üyenin kooperatif başkanı Muhammet Öztürk ile soyadlarının aynı olmasının tesadüf mü yoksa akrabalık ilişkisine mi dayandığını sormuş beyefendi.

Tüm üyeler bilir ki kredi kullanmak isteyip bankanın şartlarını sağlayan tüm üyeler kredi kullanabildi. Yani sadece belli üyelere kredi kullandırılmadı. Yine kredi oranları kredi kullanan kişiye göre değil kredinin kullanıldığı döneme göre banka tarafından belirlendi. Bu konuda bizim bir dahlimiz olmadı. Yine Nisan 2018’e kadar 1.000 TL ödediği iddia edilen Öztürk soy isimli üye 2017 yılı içerisinde 3 farklı EFT ile 70.000 TL ödeme yapmış. Kendisiyle görüştük, dekontlarını paylaştı, savcılığa intikal ettireceğiz. Bu bilgi de banka hesaplarından çok rahat kontrol edilebilir. Eski Mali Müşavir Murat Bey’e sorduğumda muhasebe kayıtlarında da 70.000 TL’nin işlenmiş olduğunu söyledi. Bu iki üyenin Muhammet Bey’le akrabalık ilişkisi olmadığını anlatmaya gerek yoktur sanırım.

Bir YMM bu kadar yalan ve iftiraya nasıl imza atmış anlayamıyoruz. Acaba onun yerine başkası mı imza attı. Islak imzalısını görmedik çünkü. Bir veya iki sonraki yazıda anlatacağım için şimdi özet geçiyorum (bu yazıda bütün yalanları bitirmemiz mümkün olmadığı ve sıra ile gittiğimiz için) eski kooperatif başkanının (YMM’nin ifadelerine göre Oda Başkanı olan Selahattin Bey) imzasının sahteliği iddiasında bulunulmuş ve başka yerlerden aldığı resimlerle imzanın gerçek olmadığı iddia edilmiştir. Eee, kolay değil 175 sayfa yalan yazmak, şişirmek için bol miktarda resim, tablo vs koymanız gerekiyor.

Uzun muhasebe kısmını şimdilik atlıyorum. Orayla ilgili gerek benim gerekse Murat Bey’in ilk görüşü boş ve saçma bir bölüm olduğu yönünde. Ayrıntılı olarak kendisi tablo ve rakamları inceleyip rapor verecek savcılığa. O kısmı geçtikten sonra devam edecek olursak raporun ortalarına ulaşıyoruz.

  • YMM’nin müthiş tespitlerinden biri olan Ataköy Towers’daki ofisin kirasına. Hani Yenibosna metrobüs durağında olup mevcut yöneticilerin plazalarda ofis tutup paralarımızı çarçur etmişler dedikleri ve sonrasında yandaki plazada ofis tuttukları mesele. Beyefendinin iddiasına göre ofise ödenen kira gerçek olamazmış. 33.750 TL fazla ödeme olmuş. Bu paranın yönetim kurulu üyelerince mi zimmete geçirildiği, yoksa emlakçı/büro sahibine çıkar mı sağlandığı belli değilmiş ama bu konuda Türk Ceza Kanunu’na göre suç işlenmiş ve bu paranın eski yöneticilerden tahsili gerekiyormuş.

YMM efendiyi mesleği kesmemiş anlaşılan ki hem savcı hem hakim olarak hükümler vermeye başlamış.

Genel kurul öncesinde de bu konu sürekli gündemde tutularak “Plazalarda ofisler tutmuşlar, paralarımızı çarçur ediyorlar” deyip sonrasında yandaki plazaya geçmelerini ve 8 aylık süreçte toplamda 8 kere bile şantiyeye uğramamalarını ve inşaat sürecini baltalamalarını kooperatif üyeleri sorguluyordur sanırım.

Raporda aynı binada daha düşük bedelli kiralar olduğu iddiasında bulunulmuş ancak ne ofis numarası ne de metrekaresi belirtilmeden tamamen iftira ile kooperatifi zarara uğrattığımız savunulmuştur. Binanın tek yetkili emlakçısı da zan altında bırakılarak kendilerince onu da itibarsızlaştırmışlardır. Bu şekilde yalanlarının ortaya çıkarılmasını engelleyebileceklerini düşünüyorlar herhalde. Tamamen desteksiz bir şekilde 33.750 TL fazla ödeme olduğunu ve bunun zimmete geçirildiğini iddia edebilmek için nasıl bir motivasyon gerekiyor acaba.

  • Personel işlemleri başlıklı kısımda personel giderlerinin düşürüldüğünü iddia ederken bile yine olayları çarpıtarak sunmuştur. Bizim dönemimizde aynı anda çalışmayan kişilerin isimlerini ve maaşlarını alt alta yazıp personel maaşlarını şişik göstermeye çalışmalarına şaşırdık mı? Ancak raporun birçok yerinde olduğu gibi burada da kendi kendilerini zorda bırakacak bir tablo paylaşılmış ve genel giderlerin bizim görev yaptığımız 3 yıllık sürede %2 civarında olduğu belirtilmiştir. Kendilerinin görev yaptığı 8 aylık sürede genel giderler %100’e çıkmıştır. Çünkü bu dönemde hiçbir iş yapılmamış, sadece yalan ve iftiralarla bize çamur atılmış, üyeler mağdur edilmiştir.

Raporun demirbaşlar kısmında da “şecaat arz ederken sirkatin söylemişler”. Mülkiyeti kooperatife ait olan Toyota Kamyoneti alındığı rakamın üzerinde 185.000 TL’ye sattıklarını itiraf etmişler. Anladık, şantiyeyle işiniz yok, kamyoneti ne yapacaksınız ama raporun büyük bir kısmında bizi suçladığınız “Genel Kurul kararı olmadan Genel Kurul yetkilerini yönetim kurulu gasp etmiş” iddialarınızdan sonra demirbaş satış yetkisi genel kurulda olmasına rağmen bu yetkiyi gasp ederek hem de kooperatifi zarara uğratacak şekilde satmanızı kendinizin maharet gibi anlatmasını anlıyoruz da bağımsız rapor yazdığını iddia ettiğiniz YMM’ye bunu yazdırmasaydınız iyiydi. Bu arada merak edenler sahibinden.com dan veya başka araç satım sitelerinden kontrol edebilir. Bu aracın (2018 çıkışlı 2017 Toyota Hilux) fiyatı halihazırda 300.000 seviyelerinde. Bu araç kime niye bu kadar ucuza satıldı? Hem de genel kurulun yetkileri gasp edilerek. Allah’tan YMM’ye rapor düzenletmişler de o da bunları itiraf etmiş.

Raporun daha yarısına ulaşamadım. Şu ana kadarki en uzun yazım olduğu için daha fazla devam etmeyeceğim ve raporun 66. Sayfasında bu yazımı kesiyorum. Çok daha saçma ve absürt iftiralar var ama sırayla gittiğim için onları ancak haftaya (belki daha sonraki haftaya da sarkabilir) yazabileceğim. Aslında ben de 175 sayfa zırvalayabilirim ama sizin vaktinizi çalmayayım. Zaten başkaları çalıyordur.

Bir sonraki yazıya kadar sağlıcakla kalın…

BİR CEVAP BIRAK