Ana sayfa Köşe Yazıları MAĞDURİYET YARATMAK VE MAĞDURU OYNAMAK

MAĞDURİYET YARATMAK VE MAĞDURU OYNAMAK

7 ay öncesine kadar 3 yıl boyunca yönetim kurulu üyeliğini yaptığım kooperatifte 180.000 TL’den başlayan fiyatlarla 200 civarında daireden oluşan bir site bitirmiştik. Tahminimizi aşsa dahi 3 yıl önce o zamanki hesaplarla 150.000 TL olarak belirlediğimiz tahmini maliyetlerin üzerine sadece enflasyon farkını koyduğunuz zaman bile ulaştığımız bu rakamlar iyiydi. Bölgedeki tek site tarzı benzer proje olan Neo Bollucalar ile kıyaslandığında (ki bizim proje birçok açıdan daha kaliteli) rakamlar satış fiyatlarının yarısının da altına gelmişti.

Kuruluşundan 3 yıl geçmeden üye toplayıp, üyelerden toplanan paralarla arsa alıp, yine bu paralarla inşaat yapmak ve hedefleri büyük ölçüde tutturmak kooperatiflerde nadir görülen bir durumdu.

Ama ne oldu?

Sendika yöneticisi Afşin Yelok sendikada yaptıkları inşaatın maliyetinin neredeyse yarısına mal edilen inşaatta “20-30 milyonumuzu çalmışlar” diye kampanya başlattı. Bu kampanyanın bir benzerini de diğer kooperatifte Münire Derindağ öncülüğünde sendika destekli başka bir grup yürüttü. Bizim fiyatlarımız fahişti, yolsuzluk ve hırsızlık vardı. Hatta diğer kooperatifte bu şekilde yönetime seçilenlerden Bülent Yılmaz, bir önceki yönetim zamanında yapılan ihalede çıkan rakamların 290.000 TL nin üzerinde olması üzerine “inşaat maliyetinin 180.000 TL yi geçmesi durumunda üzerindeki paraların birilerinin cebine gideceğini, ortada nitelikli dolandırıcılık olduğunu” söyleyecek kadar çıtayı yükseltti. Ya da Münire Derindağ “ihaleye 20 milyon daha düşük teklif verecek bir tanıdığının ihaleye sokulmadığı” yalanını ortaya atarak bizim kooperatifte kullandığımız “klimaların fiyatlarının şişirilmiş olduğunu” iddia ederek kendisinin “daha kaliteli inşaatı 240.000 TL ye bitireceğini” söyleyerek üyeleri tabiri caizse gaza getirdi. Bu ikisi daha sonra 323.000 TL artı fiyat farkı (bittiğinde sadece inşaat maliyeti 400.000’i geçecek) ile daha önce genel kurula sunma sözü verdikleri sözleşmeyi üyelerin itirazlarına rağmen genel kurula sunmadan imzaladılar. Hayırlı olsun herkese. O gün gaza gelip eski yönetimi suçlayanlar şimdi eski yönetimi arayıp bizi kurtarın demeye başladı. Gaza gelmenin karşılığında daire başına 100.000 TL’den fazla ödeme yapacaklar çünkü. Bu da onların diyeti oldu, arada biz de mağdur olduk. O kooperatifte de üye olan biri olarak Ocak ayında 130.000 TL ödenmiş hisselerin 230-240 TL ye satıldığına şahit olmuşken şimdi 180.000 TL ödediğim hissemi 180.000 e satamıyorum. Yani 100.000 TL zararla bile kurtulamıyorum.

Bazıları diğer kooperatifte yönetim farklı Kıbrıs kooperatifinde farklı diyebilir. Doğru yönetim kurulları farklı ancak aynı merkezden yönetiliyorlar. Bunu diğer kooperatifte Başkan yardımcısı seçilen ve önceki yönetimden özür dileyerek görevini bırakan Halis Aydın itiraf etti. Bizi kim tanırdı, işi sendika koordine etti dedi. Nitekim Kıbrıs kooperatifinde Başkan seçilen Afşin Yelok aynı zamanda Havaiş Sendikasında yönetim kurulu üyesi. Hani kendilerinin 3 yıl önce sendika inşaatında 26 TL ye yaptırdığı hafriyatı kooperatifte 21 TL ye yaptırdığımız için bizi hırsızlıkla suçlayan dürüst Afşin Yelok, ta kendisi. Kendisine sorarsanız yönetim kurulunda olduğu sendikanın hiçbir hesabından veya orada usulsüzlük olduğundan haberi yok, kendilerine yazılı ihbarda bulunulmasına rağmen hem de ama üyesi olduğu kooperatife dışarıdan bakınca 20-30 milyon hırsızlığı görebilecek kadar da basiretli.

Kıbrıs Kooperatifinin bütün bilgi ve belgelerini diğer kooperatifle paylaşıp onların da vasıtasıyla tüm THY camiasına burada yolsuzluk yapılmış algısı yaratmaya çalışıyorlar. Bu algıyı büyütmek için de yalana başvurmaktan ve üyeleri mağdur etmekten zerre kadar çekinmiyorlar. Ne de olsa yalan haber gerçeğine göre 8 kat daha hızlı yayılabiliyor.

Buradaki amaç mağduriyet yaratıp onu büyütmek ve önümüzdeki sene yapılacak sendika seçimlerinde kendilerine rakip gördükleri bizleri itibarsızlaştırmaktır. Yoksa geçen sene sonunda biten daireleri 1 yıla yakındır teslim etmeyip bitmemiş inşaatın görüntüleriyle biten inşaatlar su alıyor diye yaygara kopartmazlardı. O kadar ki kooperatifte her yağmur sonrası şantiye göle dönüyor hikayesini bizzat görmeye gitmek isteyen üyeleri hakarete varacak ifadelerle engellemeye çalışıyorlar. Çünkü şantiyeye gidildiğinde inşaatı biten 150 ye yakın dairenin hiçbirinin su almadığını üyelerin görmesi onların yalanlarını ortaya çıkarıyor. Ya da 7 ay önce ruhsat çıkan Kıbrıs caddesindeki yerde inşaatı başlatmayarak üyeleri bekleterek eski yönetim şöyle böyle diyerek hala yalanlarla işi götürme derdindeler. Kooperatifi ziyarete giden bir üyenin tabiriyle ‘bunların inşaat yapmak ve daire teslim etmek gibi bir derdi yok’. Sürekli eski yönetim olarak bizleri kötülüyorlar, inşaat ne olacak diyenlere ise ona arkadaşlar bakıyor biz tayyareciyiz inşaattan anlamayız diyerek kendilerine kaçış yolu bıraktıklarını düşünüyorlar. Ancak kaçacak yeriniz yok. Er ya da geç millete yaşattığınız mağduriyetin hesabını vereceksiniz. 7 aydır ruhsatı çıkmış yere çivi çakmayıp soranlara da proje kötü olmuş değiştireceğiz diyerek yüzlerce ev sahibini mağdur edip kurtulamazsınız. Madem proje kötü hafriyata başlarsın ve o esnada da projeyi tadil ederdin, insanlar da 7 ay kaybetmemiş olurdu. Ama doğru sen tayyarecisin inşaattan anlamazsın, inşaat yapmak gibi bir derdin de yok. Kıbrıs Kooperatifi üyeleri bunu ya görecekler ya da görmeyip diğer kooperatif mağdurları gibi kandırılınca anlayacaklar.

Bu arada İnşaat firmasına avukatları vasıtasıyla fesih yazısı göndermişler. Efeler yetkilisi Burak Bey fesih yazısını ve verdikleri cevabı üyelerin olduğu telegram grubundan paylaştı. Usulüne uygun düzenlenecek ve birlikte mutabık kalacakları bir teslim tesellüm tutanağı ile şantiyeyi teslime hazırız demişler. Buna rağmen muhalif üyeleri almadıkları ve kendi trollerinin, hoşlarına gitmeyen bir yazı yazıldığında saldırıya geçtiği ve yazanı gruptan attıkları telegram grubunda ise “inşaat firması şantiyeyi vermiyor, inşaatımızı çöküyor”, “her yer su alıyor, inşaat mahvolmuş”, “malımıza sahip çıkalım, gidip şantiyeyi basalım” diye yaygara kopartmaya başlamışlar. Ayrıca bizim bilgilendirme yaptığımız gruplardan da çıkmalarını tavsiye ediyorlar ortaklara. Tabi haklılar, ortakların zihinleri bulanmasın. Merak etmeyin, haklı iseniz ve her şeyi hukuka uygun yapıyorsanız hukuk düzeni size yardımcı olur. Avukatınız haklı olduğunuza inanmıyor da size bu şekilde yol mu gösteriyor yoksa. İşin ilginci Diyarbakır’dan ve Urfa’dan yazan troller inşaatın çok kötü olduğunu ve şantiyeye el koymaya gitmelerini anlatıyor üyelere. Bırakın İstanbul’u ben Güney Doğu’da bile bu şekilde bir usul kaldığını düşünmüyorum.

Şenol Bey isimli inşaat mühendisi bir üye, cv sini paylaşıp yağmur sonrasından bir grup üye ile inşaata gittiğini ve inşaatta hiçbir sıkıntı olmadığını yazmış ve gruplarından atmışlar. İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu, Boğaziçi Üniversitesinde yüksek lisans, yine Teknik üniversitede doktora yapmış, bir süre akademisyenlik yaptıktan sonra 10 yılın üzerinde yurtdışında mega projelerde çalışmış ve yöneticilik yapmış biri olduğunu yazınca, trollerden biri “ne çektiysek CV si iyi olanlardan çektik” diyebilecek kadar kendini kaybedebiliyor. Bu trol abisi THY’de İK müdürü iken işe girdiği için iyi bir CV’nin önemini bilmeyebilir ama 400’den fazla üye Şenol Bey’in inşaat bilgisine ve tecrübesine değer verebilir korkusuyla onu karalamaya çalışıyorlar. Yazık…

Kooperatif ortaklarının malı ve nihai kararları ortaklar verir. Her ne kadar bunlar genel kurulun yetkilerini usulsüz bir şekilde kullanarak bir yere kadar gitseler de. Son duyduğuma göre kooperatif aracını harç mezat satmışlar. Hem de genel kuruldan yetki almadan. Kanunen Genel Kurula ait olan bir yetkiyi yine Yönetim kurulu olarak kullanmışlar. Onlara göre genel kurul, yönetim kurulu hepsi teferruat. Bunların hesabı elbette sorulur.

Bize hırsız diyenlerle er ya da geç hesaplaşacağız ve adaletin geç de olsa tecelli etmek gibi bir yanı var.

BİR CEVAP BIRAK