Ana sayfa Genel Yolcular bu uçağa tartılarak biniyor.

Yolcular bu uçağa tartılarak biniyor.

Havacılık sektörü koronavirüs salgınında ikinci dalga hareketliliği sebebiyle sıkıntıları üzerine yenilerini eklemeye başladı. Havayolları krizin etkisini azaltabilmek için uçabilecekleri, insanlar da sorunsuz seyahat edebilecekleri uçuş noktaları arıyor. Hatta öyle ki varış noktası olmayan, sadece havada 2-3 saat tur atıp havalimanı dönülen uçuşlar bile organize ediliyor. Şirketler de insanlar da bunalmış durumda.

Ancak bu dönemde dikkat çeken bazı ilginç uçuş noktaları da yok değil. Avustralyalı Qantas Havayolları’nın bir adaya günlük yaptığı seferlerle koronavirüs salgını sürecinde meraklılara hitap edecek bir alternatif sunuyor. Sadece Qantas’ın uçtuğu Lord Howe Adası’na gitmek isteyen yolcular, uçuş öncesinde bagajlarının yanı sıra kendileri de tartılarak uçağa biniyorlar. Sebebi ise sefer yapılan adanın zorlu şartları. Bu nedenle uçakların yakıt depolarıyla, yolcu ve kargo ağırlığı dikkatlice hesap ediliyor. Uçağın toplam ağırlık limitleri aşılmadan adaya zorlu hava şartlarında güvenli yolculuk yapılıyor. Adaya inemeden kalkış noktasına geri dönme ihtimalinin de olması havayolunun doğal olarak daha titiz davranmasını gerekli kılıyor.

Tek havayolu uçuyor

Muhtemelen Lord Howe Adası’nı duymamışsınızdır. Avustralya anakarasının 600 kilometre doğusunda, 360 kişilik kalıcı bir nüfusa sahip 3 bin 600 dönümlük bir adadan bahsediyorum. UNESCO bu adayı doğal önleme sahip dünya mirası alanı olarak belirlemiş. Ancak adaya ulaşım oldukça zahmetli. Adaya uçan tek havayolu Avustralyalı bayrak taşıyıcı Qantas. Şirket bu adaya Sidney ve Brisbane’den 36 koltuklu Dash 8 Q200 uçaklarıyla sefer düzenliyor.

İnişi zor bir havalimanı

Lord Howe Adası’ndaki havalimanı pisti 886 metre uzunluğa sahip. Dolayısıyla her uçak bu havalimanına sefer yapamıyor. Geçen yıl Avustralyalı Virgin ATR-72’lerle bu adaya uçuş yapmaya niyetlenmiş, ancak seçilen uçak modeliyle kısa pistli adaya zorlu şartları nedeniyle seferler yapılamayacağı gerçeği ortaya çıkmış. Çünkü bazı uçuşlar adanın etrafındaki sert hava koşulları yüzünden iniş gerçekleştirilemeden kalkış noktasına geri dönüşle noktalanıyor.

Lord Howe Adası’na sürekli uçan artık bu güzergahta uzmanlaşmış pilotlar, herhangi bir uçuşta 27’den fazla yolcu olması halinde, uçağa binmeden önce herkesin tartılmasını istiyorlar. Böylece pilotlar herhangi bir acil durumda veya inemeden geri dönüş ihtimaline karşılık ihtiyaç duyulan yeterli yakıt miktarını belirliyorlar.

Adanın en önemli ulaşım imkanı ve günlük ihtiyaçları havadan sağlandığından Qantas bu rotada yolcu ve yük kapasitesini en üst seviyeye çıkarmakla, kısa piste inmek arasında problemler yaşıyor. Genellikle de uçak başlangıç noktasına geri dönüyor. Ada şu an Covid -19’dan dolayı turistik seyahatlere kapalı. Uçuşta yerel halk ve işçiler bulunuyor.

Olağanüstü bir şekilde korunmuş olan dünyanın en zengin ekosisteminin bulunduğu bu ada, doğa severler ya da sadece doğayla iç içe rahatlatıcı bir tatil isteyenler için en iyisi. Avustralya ve Yeni Zelanda’nın arasındaki Tasman Denizi’nde ve öylesine kıymetli bir yer ki aynı anda sadece 400 ziyaretçiye izin veriliyor. Lord Howe Adası’nın resmi sloganı “Sadece Cennet” ve bu tanıma birebir uyduğu söyleniyor. Dünyanın bir başka yerinde -muhtemelen evrende- göremeyeceğiniz bazı hayvanları burada görmenin de mümkün olduğu bir ada. Ayrıca bu adadan canlı çıkarmanın cezası da ağır.

Birçok yer ada gibi yanardağın pasifleşmesiyle oluşmuş. Adadaki yaşam doğallığını bozmayacak şekilde şekillendirilmiş. Issız bir ada olan Lord Howe, 1788 yılında Norfolk Adası’ndan mal alan ve dönmekte olan bir gemi tarafından fark edilmiş. Güneydoğu Avustralya Bölgesi’nin bir parçası haline gelen adada 2011 yılında yapılan nüfus sayımında 41 kuşaktır burada yaşayan 360 kişi tespit edilmiş. Ada yıllık ortalama 22,1 sıcaklığa ve subtropikal iklime sahip.

BİR CEVAP BIRAK