Ana sayfa Köşe Yazıları HAVAİŞ KOOPERATİFLERİNDE NELER OLUYOR – 1

HAVAİŞ KOOPERATİFLERİNDE NELER OLUYOR – 1

5 yıllık kooperatifçilik geçmişimde edindiğim en büyük tecrübe, ne iş yaptığınız değil yaptığınız hatta yapmadığınız işleri nasıl pazarladığınızmış.

THY’den ayrılarak Havaiş Kooperatifinde işe başlamamdan, 14-15 martta yapılan genel kurullar sonrasında Kıbrıs Kooperatifinde yeniden seçilmeyerek diğer kooperatifte ise maaşlarım ödenmeyerek istifaya zorlanarak kooperatiflerden bir şekilde ayrılmış olmamdan, sonra geriye dönüp etraflıca düşünme imkânım oldu ve yukarıda belirttiğim kanaate ulaştım. Şimdi sadece iki kooperatifte de üye olarak devam ediyorum. Yaşadıklarımı ve perde arkasında dönen dolapları en iyi anlatma yönteminin bu olduğunu düşündüğüm için yaşananları kaleme almaya karar verdim. Burada yazacaklarımı tek yazıya sığdırmam mümkün olmadığından birkaç yazıda ancak bitirebileceğim.

Öncelikle Kıbrıs Kooperatifinden başlayacağım. Çünkü kuruluşundan beri yönetiminde görev almış ve 3 yıl geçmeden inşaatın ilk etabını bitirmiş bir yönetimin muhasip üyesi olarak atılan iftiraların etkisiyle görevden ayrıldım. Ancak o süreçte karşılaştığımız ahlak dışı tutum ve davranışlar iftiralara varmış ve şimdi kooperatif başkanı olan Afşin Yelok’un ifadesiyle 20-30 milyon çalmıştık.

“ARKADAŞLAR AKLIMIZI BAŞIMIZA ALALIM ADAMLAR 20-30 MİLYON PARAMIZI YEMİŞLER, BİZ DAHA NEYİ DÜŞÜNÜYORUZ, TARTIŞIYORUZ. İBRA ETMEYİZ, YÖNETİMİ DEĞİŞTİRİRİZ, YENİ YÖNETİMLE YOLUMUZA DEVAM EDER, HIRSIZLARDAN HESAP SORARIZ. DAHA ÇALINACAK PARAM YOK BENİM”

Durum böyleyse muhasip üye olarak benim kesin işin içinde olmam gerekiyor. Ancak kimse benimle ilgili böyle bir suç duyurusunda bulunmadı. Tersine ben savcılığa suç duyurusunda bulundum. Çünkü birileri bana iftira atıp üstüne yatabileceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Hırsızlardan hesap sormayan namerttir. Bu işin ardında dönen dolapları tek tek anlatacağım. Kimin neler çaldığını, olmayan şirketlere aktardıkları paraları vs. zamanı gelince herkes öğrenecek.

Bize hırsızlık ithamında bulunan dürüst Afşin Yelok, 3 yıldır yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı sendikada dönen dolapların hangisine ses çıkarmış çok merak ediyorum. Üyelerinden ayda 3-4 milyon aidat toplayan ve üyelerin haklarını ne kadar savunduğu belli olan (son olarak üyelerinin maaşlarında yüzde 50’ye varan düşüşlere imza atan ve işten çıkarılmama garantisi de almayan) sendikanın bu sürede topladığı 100 milyonun üzerindeki paranın kuruşu kuruşuna düzgün harcandığına inanmak isterdim. Ancak kooperatif konusunda müneccim olmalı ki hesapları görmeden 40 milyonun altındaki harcamada 20-30 milyon yolsuzluk tespit ediyor. 6 aydır tüm kooperatif hesapları elinde, burada hangi usulsüzlükleri tespit etmişler. Üyelere anlattıkları hikayelerden bahsetmiyorum. Somut olarak suçtan bahsediyorum. Sahte veya naylon fatura mı tespit etmişler yoksa şişirilmiş faturalar mı? Yöneticisi olduğu Sendikanın Batman’dan aldığı lokumlara ses çıkartmayanlar (Batman’ın lokumu meşhur da bir Batmanlı olarak benim mi haberim yok acaba) 6 aydır herkese Metro Gross Marketten (toptan alımlarda en ideal marketlerden biri) alınan sucukları anlatarak sözüm ona yolsuzluklarımızı ortaya çıkarıyorlar. 20-30 milyonluk hırsızlık iddiasından şantiyede çalışan 10’larca işçinin yemek maliyetini düşürmek için pişirilen yemekten bile yolsuzluk çıkarmaya çalışan zihniyetin aylık 3-4.000 tl arası Metro faturalarından medet umması acziyetlerinin en bariz göstergelerinden birisidir. 6 aydır her şey elinizde, hikâye anlatmayın.

”İnsanı diğer canlılardan ayıran en temel özelliğin hikâye anlatabilmesi olduğunu söyler bazı düşünürler.’’ Önce bir hikâye uydurur sonra önce kendisini ona inandırır bazen kendisi de inanmaz bile ama ardından etrafındakileri inandırır. Böylece insanoğlu helvadan put yapıp ona kutsiyet atfedebilir hale gelir. Ya da ineğe taparak ineğe tapmayanların yanlış yolda olduğuna inanır. 3 yıl yöneticiliğini yaptığım kooperatifte de bunun tecellisini gördük.

İnsanı diğer canlılardan ayıran en temel özelliğin aklı ve düşünebilmesi olduğunu söyleyen düşünürlere göre de insan, içgüdüleri ile hareket eden hayvanlardan farklı olarak mantıklı düşünüp hareket edebilen tek canlıdır.

Ben ikinci görüşün savunucusu olarak insanları düşünmeye davet ediyorum.

Düşünün birileri bir kooperatif kuruyor, üye toplayıp bir sermaye oluşturuyor, o sermaye ile arsa alıyor, inşaatı yapıyor ve lüks bir sitede arsa maliyeti dahil 200.000’nin altında rakamlarla daireleri teslim aşamasına getiriyor ve bunu 3 yıl bitmeden yapıyor. Bu dönemde projeden satışlarda bile bu hızda inşaat tamamlanmıyor. 2019 yılı içinde belediyeden %95 in tamamlandığına dair resmi yazı alınmasına ve mart ayında yapılacak genel kurulda dağıtımı yapılacak olmasına rağmen dağıtım engelleniyor ve daireler 6 aydır (A-B-C bloklar için) çürümeye terk ediliyor. İnşaat firması ile davalık olunuyor ve eğer bir uzlaşı olmazsa 2-3 yıldan önce dairelerin teslimi imkânsız hale getiriliyor.

Burada suçlu kim?

 

  • Kendini anlatamayan eski yönetim olarak bizler mi?
  • Yolsuzluk iddiası ile yönetime gelen ve 6 aydır hikâye anlatmaktan başka bir şey yapmayan yeni yönetim mi?
  • Bu hikayelere inanıp mağdur olan üyeler mi?

Diğer kooperatifte de 11 firmanın katıldığı ihale sonrası oluşan 290.000 ve üzeri tekliflere bizi dolandıracaklar bu inşaat 180.000-225.000-240.000 deyip daha sonra tek firma ile ihale yapıp (!) 323.000 artı fiyat farkına imza atarak üyelere güzel bir sürpriz yaptılar. Diğer kooperatifin eski yöneticilerinden Safa Beyin tabiriyle bayan hikâye yazarı güzel hikâye yazdı.

Galiba birinci görüşün sahipleri haklı

İyi hikâye anlatan kazanıyor. İnananlarına kaybettirse bile…

BİR CEVAP BIRAK