Geçenlerde yayınladığımız yazıya kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Üçüncü olarak üst yönetimin alt yöneticilere kötü davranmaya başlaması ve hatta alenen hakaret etmesi çalışanların şirkete aidiyetlerini sorgulamalarına neden olmaya başladı. Sert yöneticiler belki her dönem vardı ama hiçbir zaman en azından yakın zamanlarda Yönetim Kurulu Başkanı tüm yöneticileri toplayıp ahmaklıkla suçlamıyordu ya da kabin memurlarına alenen fırça atmıyordu. Kendilerinden önce de bu personelin şirkette çalıştığı ve şirketin büyümesinde önemli payları olduğunu anlamadıklarından olsa gerek kötü gidişattan personeli sorumlu tutarak ve onları aşağılayarak işlerin daha iyi gideceğini düşünmeleri bile şirketin kötü gidişinde konjonktür dışında bazı faktörlerin de payı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. THY’nin personeli amatör bir ruhla, özveri ve heyecanla şirket başarıya taşımıştı geçen 10 yılda. Bu heyecanı öldürenler THY’nin başarısını baltalayanların ta kendileridir.

Dördüncü olarak yöneticilerin müsrifçe harcamalarını göstermek hata olmaz sanırım. 2016 yılında maddi krize rağmen gerek yurt içinde gerekse yurt dışında sorumsuzca yapılan fahiş harcamalar tüm personelin dilinde dolaşıyor. Fransa’da dünya kupası sırasında, İsviçre’de Davos’ta, İngiltere’de ve daha birçok yerde daha önce benzeri görülmemiş yapılan harcamaların ayrıntılarına burada değinmeyeceğiz. Ya da doğum günü için yapılan kutlamalara ve ajansa ödenen paralara. Bunların ayrıntılarına belki başka bir yazıda değiniriz ancak şimdilik değinmek istediğimiz asıl konu zor geçen bir yılda bu tür israflar, milletin/şirketin parasını har vurup harman savurmalar, personelin demoralizasyonunu artırmakla kalmadı, aynı zamanda şirketin bu zihniyetle toparlanmasının mümkün olmadığına personeli inandırmaya başladı. Şirketin zarar ettiği bir ortamda Mercedes S500’ü beğenmeyen ve geri gönderen yöneticiler varsa ahmaklıkla itham edilen yöneticilerin yapacağı bir şey kalmadı demektir.

Beşinci ve son örneğimiz paralel yapıyla mücadelenin yılmaz savunucularından olan (!) İnsan Kaynakları Başkanının şirkete zarar verici eylemlerinden sadece biri de 3 kardeşini (diğer akrabalarını saymıyoruz bile) işe aldırmasıdır. Bu durum ‘bal tutan parmağını yalar’ sözünü söyleyenlerin bile aklına gelmemiştir herhalde. Burada balı tutan peteğiyle birlikte balı götürüyor ve herkes de bunu görüyor. Bu şekilde birçok kişi işe alınıyor ancak daha vahimi bu şekilde çok sayıda personel işe aldıranlardan biri İnsan Kaynaklarından birine “çok kötü personel alıyorsunuz” diye serzenişte bulunabiliyor. Güler misiniz ağlar mısınız?

Yukarıdaki örnekleri çoğaltmak mümkün ama bu insanlar biz paralel yapı veya FETÖ ile mücadele ediyoruz derken aklıma meşhur cambaza bak hikayesi geliyor.

https://www.youtube.com/watch?v=JOqkGcNrmyQ

Devletin bir kesimi gerçekten mücadele verip bir şeylerin bedelini öderken bu tipleri bu kadar güzel anlatan başka bir hikâye olmazdı herhalde.

Geçen hafta bildirilen 6,5 milyar TL (yaklaşık 2 milyar USD) zarar ile tarihe geçti birileri. Ocak 2017’de de gerileme tam gaz devam ediyor. Pegasus ve Atlas’ın yolcu artırdığı bir ortamda THY %10’dan fazla yolcu kaybediyorsa birileri bunun hesabını vermeli. Ama biz yine de zararı konjonktürden bilelim ve cambaza bakmaya devam edelim.

5 Yorum

BİR CEVAP BIRAK