Ana sayfa Güncel 2030’da Hedef 250 Savaş Uçağı

2030’da Hedef 250 Savaş Uçağı

Savunma ve havacılık sanayiinde dışa bağımlılığı ortadan kaldırmayı hedefleyen Türkiye, milli muharip uçağı TF-X ile TSK’nın gücüne güç katacak. 2023’te semalarda olacak yerli savaş uçağının ilk etapta 250 adet üretimi hedefleniyor.

2023 yılında savunma ve havacılık sanayinde dışa bağımlılığı ortadan kaldırmayı hedefleyen Türkiye, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde milli silah dönüşümü ile yeni bir aşamaya geçecek. 2002 yılında yüzde 80’ler civarında olan dışa bağımlılık oranı bugün yarıya kadar düşerek yüzde 40’lar seviyesine geriledi. Bu zaman zarfı içerisinde helikopterden insansız hava aracına, füzeden tüfeğe kadar milli silahlara sahip olan TSK, yerli uçakları 2023’te kullanmaya başlayacak.

Milli uçakta dev işbirliği

Türkiye ve İngiltere özellikle Savunma sanayinde TF-X Proje (milli savaş uçağı) çalışmasında ve İHA’larla ilgili atılacak adımlarda ortak etme kararı aldı. İngiltere Başbakanı Theresa May’in Ankara’daki görüşmeleri sırasında Türk savaş uçağı yapımı için anlaşma imzalandı. İngiliz savunma ve havacılık şirketi BAE Systems ile imzalanan anlaşmanın 125 milyon ABD Doları (100 milyon İngiliz sterlini) değerinde olduğu açıklandı. Anlaşmaya göre BAE System ile TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ) TF-X Türk savaş uçağı geliştirmek için birlikte çalışacak. Türkiye’nin ‘yerli ve milli’ olarak yapacağı geleceğin savaş uçağı projesi için, teknoloji destekçisi olarak en iyi teklifi veren İngiliz BAE Systems’le görüşülüyordu. İhaleye Alman ve İsveç firmaları da katılmıştı. Türkiye, uzun süren bir işbirliği gerektiren TF-X projesini “devletten devlete yapılacak stratejik bir ortaklık” olarak değerlendiriyor. Görüşmeler de bu doğrultuda bakanlar ve müsteşarların da katılımıyla yürütülüyordu. Türkiye, projeye “Maksimum bilgi, teknoloji transferi sağlayacak, aynı zamanda Türk uzman ve mühendisleri yetiştirecek bir katılım” istiyordu. İngiltere’nin de gelecek nesil bir savaş uçağına ihtiyacı olduğu için İngilizler bu stratejik işbirliğine hayli yakın duruyorlardı. İngilizlerle görüşmeler son olarak “ihracat lisansı kısıtlaması”na takılmış, Türkiye hiçbir kısıtlamanın kabul edilmemesi konusunda diretmişti. Haziran 2016’da İngiltere Büyükelçisi Moore, TF-X projesinde “Anlaşma aşamasına geldik” açıklaması yaparken, bu kez 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bu süreç askıya alınmıştı. Son olarak İngiltere’nin büyük firmalarından Rolls Royce CEO’sunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaretinde de savunma sanayii işbirliği konuları gündeme gelmişti. Türkiye, TF-X uçağının ilk prototipini 2023’te uçurmayı planlıyor.

F-16’ların yerini alacak

Türkiye ile İngiltere arasında Türk jeti konusunda atılan imzalar hem yurt içinde hem de dünyada büyük yankı uyandırdı. TUSAŞ ile BAE Systems’in ortak çalışmayla üreteceği milli muharip uçağı TF-X, Türk Silahlı Kuvvetlerine kuvvet katacak. 2023’e kadar prototip çalışmasının yapılması planlanan uçağın, 2030’dan sonra envantere girmesi ve peyder pey F-16’ların yerini alması planlanıyor. Ortak çalışma ile muharip uçak için, maksimum bilgi ve teknoloji transferi sağlanacak. Türk uzman ve mühendisler, jet yapımı konusunda uzmanlaşacak. İlk aşamada 250 uçağın üretimi hedefleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakan olduğu dönemde 15 Aralık 2010’daki Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde TF-X Projesine ilişkin karar alınmıştı.

Türkiye ile İngiltere arasında ‘uçak’ anlaşması imzalandı

Başbakan Binali Yıldırım ile İngiltere Başbakanı Theresa May, Çankaya Köşkü’nde düzenledikleri ortak basın toplantısı öncesi iki ülke arasındaki anlaşmaların imza törenine katıldı.Törende, ilk olarak Milli Muharip Uçak Projesi’ni (TF-X) geliştirmeye yönelik Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TAI) ile İngiliz savunma devi BAE Systems arasında çerçeve sözleşme imzalandı. Anlaşmaya, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TAI-TUSAŞ) Genel Müdürü Temel Kotil ile BAE Systems Ceo’su Ian Graham King imza attı.Daha sonra İngiltere ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki 2017 Havacılık Güvenliği İşbirliği Programı anlaşması, Sivil Havacılık Genel Müdür Vekili Bahri Kesici ile İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore tarafından imzalandı.

BİR CEVAP BIRAK