Bir sonraki yazıda fotoğraf çekmeye devam edeceğiz diye bitirmiştik. Hadi bu yazıda havacılığı bilen bilmeyen herkesin anlayacağı şekilde basitleştirerek yazıya koyduğumuz başlığın altını doldurmaya çalışalım. Hatırlatmak gerekirse ilk yazıda 4 fotoğraf çekmiştik.  Sırasıyla şirketin hisse değerinde yeni yönetimin gelmesinin akabinde yaşanan sert düşüş, son yıllarda artan uluslararası imaj sorunu, karlılık düşüşü ve iptal edilen uçak siparişleri ile zayıflamaya başlayan gelecek projeksiyonundan bahsetmiştik. Devam ediyoruz. En önemli fotoğrafı bu yazıya bıraktık. Bu yazıda tek fotoğraf ve iki fıkra gibi olayla bu bahsi noktalayacağız.

En önemli fotoğraf

Şirketin halihazırda yaşadığı İK problemleri

Yazıyı genel olarak yorumsuz yazıyordum fakat burada kısaca birkaç kelam etmek istiyorum. Maalesef güzide markamız THY’nin çok başarılı olduğu 2002-2010 döneminde dahi en kötü birimi İK oldu hep. Uluslararası bir firmadan beklenmeyecek ölçüde profesyonellikten uzak İK yönetim anlayışı son birkaç yıl içerisinde ise tarihinin en kötü dönemini yaşıyor. Maalesef artık ideolojik istihdam politikası içselleştirildi. Performans yönetimi, yetkinlik bazlı işe alım,  hakkaniyetli görevde yükselme vs. değişemez ve değişmesi teklif dahi edilemez sorunlar arasında. Personel arasında devam eden huzursuzluklardan, hakkaniyetsiz yönetici seçimlerinden, insanların görevlerine son verilmesinin birkaç kişinin dudağının arasında olmasına kadar defaatle bahsedilmiş konulardan bahsederek başınızı ağrıtmadan sadece 2 fıkra gibi olayla durumu özetleyeceğim.

Bu fıkra gibi olaylar gerçek, bir hikâyeden uyarlanmamıştır bizzat gerçektirler

Fıkra gibi olay 1

Yer Antalya tarihi boş verin. Yine bir yönetici zirvesi. Herkesin elinde sahnedeki moderatörün sorularına cevap verebilmek için bir buton. Ne kadar masraflı olsa da bu zirveleri faydalı görmüşümdür hep. Bakan bey orada, üst düzey yöneticilerin hepsi orada. Moderatör personel tarafından önceden belirlenmiş şirketteki problemlerden bir liste gösteriyor. Soru şu, sizce şirketteki problemlerden en büyüğü hangisidir. Herkes oyluyor ve cevabın ne oluğunu merak mı ediyorsunuz? Ben söyleyeyim benim gibi sizin de aklınıza gelen ilk şey

– Torpil, tarassut liyakatsiz istihdam ve liyakatsiz yükselme

Durun fıkra tam da burada başlıyor. Moderatör en yetkili kişiden bir önceki yetkiliyi sahneye çağırıyor. Buyur izah et diye. Cevap süper.

– Ben de aynı seçeneği işaretledim.

Karadeniz fıkrası gibi nedense şu THY’de yaşananlar. Sonra en yetkili kişi sahneye çağrılıyor hadi açıkla o zaman deniyor. Onun cevabı da süper.

– Torpil yaptıysak sizlere yaptık. Torpille müdür olanlar parmak kaldırsın

Fıkra gibi olay 2

Yer THY. Hangi birim kaçıncı kat boş verin. Her zamanki gibi sıradan bir gündür. Ancak bugün işe alınmak üzere gelen kişi çok çok yukarılardan referansla gelmiştir. Tabi ki sınava falan girmesine gerek yoktur birçoğu gibi. Zahmet edip işe giriş evrakını imzalamaya gelmiştir hanımefendi. İK konularında en yetkili kişinin yanına çıkar doğrudan. Daha önceden İK tecrübesi vardır ya hanımefendinin. Tecrübelerini paylaşacak. Der ki:

– Ben çok daha profesyonel zannetmiştim THY insan kaynaklarını ama gördüğüm kadarıyla hiç de öyle değil çok amatör gözüküyor burada işleyiş (Yılların İK’cısı hanımefendi Allah var doğru tespit yapmış. Ben olsam direk İK başkanı yapardım 2 dakikada yaptığı bu doğru tespitten dolayı.)

Ancak hanımefendinin bu tepkisini ortaya koyduğu İK yöneticisinde ateş gibi bir zeka vardır. Tarihe not düşülmesi gereken şu sözü söyler:

– Aynen öyle hanımefendi, çok doğru söylüyorsunuz. Profesyonellik falan yok bizde. Sizin gibileri gönderiyorlar yukarıdan, gördüğünüz gibi biz de direkt işe alıyoruz.

Bu hanımefendi hala şirkette mühendis olmak için sınav açılmasını gözleyen yüzlerce kaliteli mühendisten daha yüksek bir konum ve maaşla hiç de liyakati olmamasına rağmen aylardır oturuyor maalesef.

Fazla söze gerek yok. Ülkemizin en güzide markasının bu hale gelmesine içimiz parçalanıyor. Zannetmeyin THY düşerken keman çalmak maksadım.

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK