Geçtiğimiz hafta sitemizde Hava İş Sendikası Başkanı Ali Kemal Tatlıbal ile yapılan röportaj yayınlandı. Röportaj’da genel olarak mevcut yönetimin geçen 3 yılı değerlendirilirken sendikaya yapılan eleştiriler ve sendikanın faaliyetleri konuşuldu. Fakat röportajın en can alıcı noktası hiç şüphesiz THY’de yapılan işten çıkarmalar ve THY’nin Tis’te kararlaştırılan maaş artışının yapılmaması talebi oldu. Bırakın maaş zammı yapılmamasını, anladığım kadarıyla THY yönetimi personelin mevcut haklarından  feragat etmesini arzu ediyor. “Taleplerini kabul etmezsek işçi çıkarmak mecburiyetinde kalacağız diyerekten aba altından sopa göstermeyi de ihmal etmediler” diyor sayın Tatlıbal. Meseleyi biraz daha açalım:

THY’deki mevcut mali krizin sorumlusu kim?

THY’nin mali açıdan çok zor durumda olduğu aşikar. Ground edilen uçaklar, iptal edilen hatlar, DHMI’den talep edilen teşvik ve personeli emekliye ayırma çabası mızrağın artık çuvala sığmadığının göstergesi. Finansal analiz kısmını Economist’te yayınlanan analize ve sitemizde ilk kısmı yayınlanan THY Düşerken yazı dizisine havale edip sadede gelelim: THY maalesef kötü yönetiliyor ve bunun sorumlusu şüphesiz mevcut yönetimdir. THY gibi köklü bir şirketin değerini, bir yılda yarıya düşürmek (özellikle borsada endeks aynı seviyelerdeyken ve dolar geliri bi hayli yüksek olduğu halde) herkesin harcı da değil.

THY’deki kötü yönetimin faturası kime kesiliyor?

Tabii ki işçiye ve emekçiye. Peki şirket kar ettiğinde ödüllendirilmeyen personel zarar ettiğinde niçin cezalandırılıyor? Şirket kar ederken bonuslar alan yöneticiler zarar edildiğinde bedel ödemeyecek mi? Mecvut personel zaten bir süredir ancak enflasyon oranında zam alıyor. Yani maaşı sabit kalıyor. Aslında, çok uzun süredir fedakarlıkta bulunuyor. Bir de her an işten sebepsiz ve maalesef hukuksuzca atılma korkusu… THY’de iş barışı bozulalı çok uzun zaman oldu. Aynı iş biriminde benzer kalifikasyonlara sahip insanlar farklı kadrolar ile işe alındı. Yönetici kadrolarından bahsetmiyorum. Örneğin, aralarında maaş uçurumu olan ve kıdemle beraber daha da açılan Memur, Uzman, Mühendis, İş Analisti ve Proje yöneticisi kadrolarını ele alalım. Niçin mühendislik mezunu iki personelden biri işe mühendis başlarken diğeri Uzman başlıyor? Ya da çok iyi bir iktisatçı aynı iş tanımına sahip mühendisten çok daha düşük maaş alıyor?  Daha önce sadece kalifiye ve tecrübeli Bilgisayar Mühendisleri için oluşturulan ve oldukça dolgun maaşlı Kapsam Dışı İş Analisti kadrosu niçin tüm birimlere açıldı? Hakikaten proje yönetmeyen Proje Yöneticileri var mı? Terfi ve tayinlerden bahsetmeye gerek bile yok.

THY yöneticileri kendilerinden nasıl bir fedakarlık yapacaklar?

THY yöneticilerinin omuzlarında büyük bir yük var. Yönetici niçin yönetilenden yüksek maaş alır? Tabii ki sorumluluklarından dolayı. Eğer personelden fedakarlık bekliyorlarsa önce kendileri fedakarlıkta bulunsunlar ki personele örnek olsunlar. Nasıl ki gelir artıkça vergi oranı da artıyor, yöneticilerin de alt seviyeden üst seviyeye doğru fedakarlıklarını artırması gerekiyor. Emin olsunlar, işçiler ve emekçiler yöneticilerini fedakarlık konusunda yalnız bırakmazlar!

THY performans ya da verimsizlik sebebiyle işten çıkarmalara son verecek mi?

Tatlıbal, THY’nin personel çıkarma mecburiyeti söylemi ile aba altından sopa gösterdiğini belirtmiş.  Peki bu THY’nin söyleminin bir manası var mı? Kesinlikle yok. Son birkaç yılda birçok personelin gayri hukuki olarak işten çıkarıldığı aşikar. İşten çıkartılan personelin işe dönüş mahkemesini kazanmaları hukuksuzluğu ispatlıyor. İşe dönüş mahkemesini kazanan personelin işe döndürüldüğü de pek görülmüyor. THY eğer hiçbir şekilde gayri hukuki olarak personel çıkarmayacağına söz verecekse ve daha önce mağdur ettiği personele hakkını geri verecekse ancak o zaman bu söylem bir anlam ifade eder.

Peki, Sendika nerede durmalı?

En önemli nokta açık ve doğru iletişim… Sendika, personeli her konuda ayrıntılı ve açık olarak bilgilendirmeli. THY ne teklif ediyor? Tüm yöneticiler ve kapsam dışı kadrolar da dahil olmak üzere taşın altına elini ne kadar koyuyor? Tüm görüşme canlı, sade, ve tüm çıplaklığıyla personele anlatmalı. Her aşamada personelin fikrini sormalı.

THY’den bugüne kadar yapılan tasarruf önlemleri hakkında bilgi almalı ve personel ile paylaşmalı. Alternatif tasarruf yöntemleri hakkında bir çalışma hazırlatıp işverene sunabilir, zira bir TİS dönemi personel maliyet projeksiyonunu yapamayan bir yönetim var karşısında.

THY’den işten çıkarmalar konusunda hukuki ya da cezai yaptırımı olan bir taahhüt almalı. Bu konuda kesinlikle dik durmalı. Maaşı düşürülen personelin daha sonra işten çıkarılması Sendikayı gülünç duruma düşürür.

THY’den kapsam dışı kadrolar ve yönetici kadrolardan yapılacak fedakarlıklar talep etmeli ve tüm personele duyurulmalı.

Yıllardır canını dişine takıp çalışan, terfi almamış ve hiçbir zaman da alamayacağını bilmesine rağmen canla başla çalışan emekçilere düşen ise birliğini kaybetmemektir. Böylece yarın “Sarı Öküzü Vermeyecektik” demek durumuna düşmezler.

BİR CEVAP BIRAK